Sana Geldim

,

“Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,

İçimde homurtular, inanma diye gülen.”

Necip Fazıl Kısakürek

Sana geldim. Suskunum ama içimde fırtınalar kopuyor. Bin bir emek ve çaba sonucu elde ettiğim çalışma hayatı birçok arkadaşım gibi beni de tatmin etmiyor. Yaratıcı ruhumu sanki gün be gün yitiriyorum. Sıradanlığa dönüşen iş hayatımın iyileşmesini engelleyen duvarları aşamıyorum. Günlük yaşamda neredeyse dengemi kaybettim, karar verip harekete geçmekte zorlanıyorum. İçimde çağlayan bir kaynak var, enerjiye dönüşmüyor, motive edemiyorum. Çıkmaz sokakta durgun sular gibiyim, akamıyorum. Bilsen, kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Bazen “Kimim, nereye gidiyorum, hayalim bu muydu?” diye soruyorum. Eğitimimle yaptığım işler arasında bağ kuramıyorum. Hayatım nereye akıp gidiyor, gelecekte neye dönüşecek farkında bile değilim. Oysa işimi büyük umutlarla arzu etmiştim, hedeflerim gerçekçiydi. Şimdi, farklı kariyer seçenekleri aklıma gelse bile, cesaretim yok, güvenimi yitirdim, tek başıma doğru karar veremiyorum. Başarısızlığa doğru giden bu girdaptan hızla çıkmam gerektiğini biliyorum. İçime kapanıyorum bunu aşmak kolay mıdır, bilemiyorum. Olumlu düşünmek istiyorum, kırılıyorum. Sana açılsam, içimi döksem birlikte beni keşfedebilir miyiz? Birlikte, el ele bir yolculuğa çıksak, bana yoldaş olsan! Düşüncelerimi değiştirip yeni hedefler oluşturabilsek! Ne olur eyleme geçmeme destek ver, itici gücüm ol! Mimarım ol, bende mutluluk ve huzur duvarları inşa et! Kanatlarımı öyle bir aşıla ki, uçabileyim, hayatımda denge bulayım! Biliyorum mucizeler yaratmıyorsun; yine de bir umutla, kalan güçlü yanlarımla sana geldim. “Karadutun lekesini sadece kendi yaprağı çıkarırmış.” İnsan da aynen bir ağaç gibidir. Yarasına ilacı başka yerde arayan her zaman yanılır. Her yaranın merhemi kendi dalındadır. Çözümlerim içimde. Kendime soramadığım soruların; sezgilerin, tecrübelerin ve tekniklerin olduğunu işittim. Aynı sıkıntılardan geçip, bunların üstesinden gelen tecrübeli birisine ihtiyacım var. İnan arkadaşlarım, ailem ve çevrem duygularımı anlayıp bana yardım edemiyorlar. Hayatım değişsin istiyorum! Umudumu yaşatmak, korkularımla yüzleşmek, iyiye odaklanmak, engelleri aşmak istiyorum. Birlikte belirleyeceğimiz hedefime, keyifle, mutlu ve hızlıca ulaşmama yardım edebilesin diye sana geldim.

Profesyonel bir değişimle pozitif enerjiye kavuşayım. İnançlarım güçlensin, özgüven eksikliğim yerine gelsin. Birikimlerin gücüyle; sağlam, verimli ve cömert uygulamalarla kendimi daha iyi tanıyabileyim. Kişisel veya mesleki yaşamın zor anlarında adım adım yanımda ol! Duygusal zekâmı aç, etkili olmamda, karar almada, değerlerde, bilgeliğin kapılarının açılmasında akıcı olayım. Kariyerimin yeniden yapılandırılmasında; anlamlı bir yaşama kavuşmam için güçlü yanlarını, niteliklerini ve deneyimlerini beni başarıya götürecek yolda uygulamak için en iyi şekilde çaba göstermeni arzu ediyorum.

Anladım ki, çocukluk, okul dönemi, çalışma hayatı hepsi bir bütün. İşimle henüz bağlantımı koparmadan, bunaldım ve bir arayış içinde sana geldim. Sorularım, şüphelerim, korkularım tam oluşmadan beni dinleyecek, benim en iyi yolu bulmama yardımcı olacak bir yol arkadaşım olabilesin diye seni seçtim. Performansımın artırılması ve işimi severek yapmam konusunda destek istiyorum. Yolumu aydınlatan ateş böceğim ol! Yaptığım işten keyif almak istiyorum. Kalbimin derinliklerinde kazınmış mücevherimi gün yüzüne çıkarmak istiyorum, senden destek almaya geldim. Durumuma nasıl adapte olacağımı bilen birisine ihtiyacım var. O sensin. Arzu ettiğim dönüşümü yaratacak alternatifleri keşfetmek amacıyla konfor alanımdan çıkmak için sana geldim.

Hayatıma kişisel ve mesleki yeni bir düşünce biçimiyle bakmak istiyorum. Hoşnut olmayı bileyim, iyi ilişkiler kurabileyim, yanımdaki meslektaşlarımla geçireceğim zamanın tadını çıkarabilmeyi çok istiyorum. Engelleri ortadan kaldırmama, acı verici düşünceleri dönüştürmeme ve gerçekten istediğim şeyi derinlemesine elde etmeme yardımcı olacak bir plan hazırlayalım, bana yardımcı olabileceğine inandığım çok için sana geldim.

Büyük bir arzu ile elde ettiğim işimde mutlu olsam! Sadece kuralları ve prensipleri vurgulayarak yönlendirmeye çalışan yöneticilerden ziyade, iş öğretenleri de olsa! Çalışma ortamındaki iş rekabetini bilgi saklama ve kıskançlık düzeyine çıkaran meslektaşlarım paylaşımcı olsalar! Yöneticiler adil tutum ve davranışlar sergileseler! Hayatımı hayal ettiğim gibi şekillendirecek irade ve güce sahip olduğumun farkındayım. Yine de, nerede hata yaptığımı görebilmek, kendimi daha iyi tanımak için iç sesim sana döndüm.

Karşısında tüm heybetiyle çırılçıplak ayna duruyordu. Uzun uzun ona bakıyor. Ne zaman hayat mücadelesine fazla dalsa onu unuttuğunu fark ediyordu. Bu kaçıncı görüşmesi anımsamıyor. Birbirlerini can kulağıyla dinliyorlar. Gözlemliyor, memnuniyetsizliğini yüzüne yansıtıyor. Aynada kendini yakalıyor, bakınca duygusal acılar içinde olduğunu hissediyor. Sevgi ve şefkatle; “kendisini tanımaya” yöneliyor. “Ey ayna sana geldim! Hiç kimse bilmese bile sen beni biliyorsun! Bu yolculuğun en samimi dökümünü seninle paylaşıyorum.” diyor.

Sıkışıp kaldığım ve işlerin neden istediğim şekilde çalışmadığını keşfetmeme yardımcı olabilirsin. Yeni olasılıkları keşfetmek için inancımı yeniden kazanmama, engellerin ötesine geçmeme yardım edebilirsin diye geldim. Birlikte, yeniden geçerli bir yönlendirme stratejisi geliştirelim, somut eylemlere geçelim istiyorum. Uygulamada beni destekleyecek, bilgi alabileceğim, bağlantı kurabileceğim, beni yönlendirecek yardıma gereksinim duyuyorum.

Biraz sohbet edip gezintiden sonra içindeki gizemli güç ona; Epictetus’un şu sözlerini hatırlatıyor: “İnsanlara rahatsızlık veren olaylar değil, olaylara verdikleri anlamlardır.” Davranışlarımızın nedeni olayların kendisi değil, bizim bu olaylara ilişkin beklentilerimiz ile algılarımızdır. Bu sözlerden şunu anlıyor: Kendine güvenen kişinin tüm potansiyeli ile hedefine odaklanması ve karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmeye çalışması gerekiyor. Olumsuz düşüncelerin olumsuz; olumlu düşünceler ise olumlu duygu ve davranışların kaynağı olduğunu defalarca yaşadığını düşünüyor. Bu içsel mücadele onu derinlere götürüyor.

Anladım ki, iç dünyamıza dönüp, oraya gerektiğinde yolculuk yapmak mutlu olmanın iyi bir aracıdır. Zaten, farkında olmamız gereken şey; problemlerimize çözüm bulabileceğim kaynağın içimizde olduğunun bilincine erişmektir. İçimize doğru yapılan eylem odaklı bu yaklaşım “sağlıklı insanların terapisi” olarak; bizdeki sevgi, güven ve çalışma azminin en iyisini ortaya çıkaracaktır. İçimdeki muazzam güce doğrudan erişmemizi sağlayacaktır.

Karşılaştığımız sorunları algılama ve yorumlama şeklimiz başarı ve mutlulukta çok etkilidir. Olaylara anlam vermeye çalışırken hayatımızda istemediklerimizin tüm gerilimini yaşamak yerine, istediklerimizin güzelliklerine odaklanmalıyız.

Ali AKÇA

Ali Akça

Ali Akça

Yazarın Diğer Yazıları