Şiir Terapinin Gücü

,

Şiirin tedavi edici özelliği antik çağdan bu yana biliniyor. Duyguları ifade eden şiir en zorlu hastalıkları hafifletebiliyor. Öncü klinisyen, bilim adamı Nicholas Mazza “Şiir Terapi” kitabında şiirin tedavi gücünü anlatıyor. Estetik, ahenk, ritim ve ses sembolizm özelliği olan şiir ile yapılan terapi ülkemizde yeni yeni ilgi görüyor.

Kendisiyle aynı hisleri paylaştığım yazar; geniş kitlelere yayılmış bir bilim ve sanat olan şiir terapiyi günümüzde daha güncel ve üst boyuta taşımış. Şiir terapi eğitimi ve uygulama kursları yapılıyor ve öğrencilere şiir terapinin tarihsel, teorik, felsefi ve pratik temelleri öğretiliyor. Yürek ve bilinçle karar vermek, hem şiirin hem de terapinin bir parçası. Şiir çağlar boyu insana dokunmuş, onu değerli kılmıştır. Hisler en etkili şiirle ifade edilir.

Mavi limana yaklaştığım, yolculuğumun çok değerli ve artık bütün dalgaların benim için tılsımlı olduğu bir dönemi yaşarken, insana en fazla dokunan “sevgi”, “özlem” ve “ayrılık” üzerine içimden gelen duyguları şu mısralarla kağıda döküyorum:

Bir Gün

Hayal kırıklığı, heba olan yıllar

İncinmiş bir gönül, yıkık Canevi

Yürekte biriken acı duygular

Mum gibi yanar derdin alevi

Artık bitmeli bu düşmanlıklar

Hırçın gençliğin azgın hevesleri

Üzüntüler, hiddet, pişmanlıklar

Dinsin içinde isyan nefesleri

Bir gün muhakkak anlayacaksın

Seni sevdiğimi ilk günden beri

Geçmişe boş yere ağlayacaksın

Nefretle suçlanan geçen günleri

O gün duyacaksın ta derinden

Gelmen için haykırdığım sesleri

İpeksi kesiklerle hoyrat yerinden

Düşler uçururken kuş kafesleri

Bir kez tutsan sana uzanan eli

İçten, katıksız, tutkulu, saf, doğal

Yüreğimden akan bu sonsuz seli

Durdur ne olursun benimle çoğal

Gönlünde açılsın beyaz sayfalar

Kalbin ferahlasın, arınsın ruhun

Lavanta kokusu tüm hatıralar

Canlansın göz pınarında huzurun

Nefretin sert tohumları ekildiğinde, geçmiş unutulamaz. Öfkeli insan kendisini başkasına dinletemez. Bir gün herkes affetmeli ki; affedince içindeki buldozer hafriyatı sonlandırıp yıkım bitebilsin. İnsan kalbini elleriyle kapatıp karışık duygulara kapılırsa kendisine yazık eder. Hayat yanılarak, yanlış yaparak öğrenilen bir yol değildir. Şiir duygu paylaşımıdır. Sevgiliye kavuşma arzusu, sonu yokluk olsa bile terk edilemeyecek bir güçtür.

Ahmet Haşim’in; “Yarin dudağından getirilmiş/Bir katre alevdir bu karanfil” motifi ile Şeyh Galip’in “Alev denizini mumdan kayıkla geçmek” imgeleri hiç unutulur mu?

Cevdet Bağca’nın “Söyleyemedim” adlı şiirindeki şarkı sözleri çok etkilidir:

Sana ben şiirler sözler büyüttüm

Sana ben baharlar yazlar büyüttüm

Söyleyemedim.

Şarkılar yazdım sana okuyamadım

Hep yanımdaydın oysa dokunamadım.

Yaratıcı özelliği olan şiir; aynı zamanda ruha ve acılara şifa verir. Şiir terapistleri kullanacakları şiirleri özenle seçer. Hüznün yoğun olduğu; ancak sonu umutla biten bir şiir; içinden direnç, çatışma ve itiraz fışkıran bireye psikolojik yardım sunmak için kullanılabilir.

Sömürülerek tüketilen sevginin, kendisine hiç uğramadığı düşüncesi insanı karamsarlığa iter. Oysa incinen ruh huzuru kendini sevenlerin ve değer verenlerin en kutsal enerjisiyle bulabilir. Güçlü olmak yaşanan büyük acıların ürünüdür. Dizeler meleklerin ışığı ve nurundan beslendiğinden insanı huzura gark eder. Şeffaflık çağında algı psikolojisine maruz kalmak tüm çağrıları duymamaya neden olur, farkındalık kaybolur. Akıl farklı çalışırken, tez canlılık duyguları hep önden koşturur, mantık bir arpa boyu yol alamaz.

Şiir gerçek şifayı kanatlarında taşır, Dizeler insana dokunup içindeki sevgiyi keşfettirir. Bütün mutlulukların kaynağı hayata katkı sunmaktan beslenir. İyi bir insan olmanın ilk şart kimseye zarar vermemek değil mi? Şiir eşsiz bir dil kullanmak, güzel fikir ve düşünceleri imgelerle, metaforlarla ifade etmek, okurla arasında farkına varılamayacak özel bir bağ oluşturmaktır.

Şiir terapinin psikolojideki yeri, uygulama modeli ve bireysel, grup ve aile ile kullanım tekniklerinin olduğu, yaşam yolunu bulmak için ilham ve rehberliğe ihtiyaç duyanlar ile ruhsal yardıma ihtiyaç duyanları iyileştiren bir sanat olduğu benimsenmiştir.

Bir gölge gibi silinip giden yaşamlar, gün batımı yangın yerine çevirdiği denizin ufkundan keskin ışıklarını çekip kaybolur. İnsan anıları ile baş başa kalınca, hayalleri ve özlemlerin gölgesinde zamana yas tuttuğunu hisseder.

Bizi çeken ışığa yönelip, biriken tüm dertlerimizin izlerini şiirin silmesine izin vermeliyiz.

Dostlukla…

Ali AKÇA

Ali Akça

Ali Akça

Yazarın Diğer Yazıları