Anason

,

Babam anason kokardı…
Ve her anne, babası anason kokan kızların gözlerinde lotus çiçeği…

Benim gülüşüm çocuk…

Annem üstlenirdi tekel işçilerinin babamda etkisini azaltan kadeh sayısını…

Sonra bir bakmışım annem anason buğdayı kokulu…

Benim gülüşüm çocuk…

Gece konmuştu evimiz o yüzden gece uyumayı sevmezdi mahallem… Koca Koca kadınlar, çocuklar otururken ip atlarlardı… Babam mahalleye bi girerdi bütün mahalle anason kokardı… ip kokuya duyarlı… Sallanırdı iki kadın arası…

Ama benim gülüşüm çocuk…

Her mevsim çiçek açardı kapımızın önü… Saat geceyi vuranda O davetkar koku, yüreğimi ağzıma buyur ederdi … Babam görünürdü köşeden… Sarhoşluktan başı dönerdi evin inceden…

Ama benim gülüşüm çocuk…

Avluda duyduğum ayak sesleri, kokuya duyarlı burnumun hassasiyetini arttırırdı… Ve bu nedenle hassastık gelen misafirlere… OLsunlar isterdik hep baş köşede.. içimizdeki anason koRkusunu paylaşmak için misafirperverce…

Ama benim gülüşüm çocuk…

Anason çayının anne sütünü arttırdığını duyduğumdan beri, demlenirim her gece… çocuklarımı doyurasıya sarhoş büyütmeliyim nefesimle… Ben de büyümeliyim belki….

Ama benim gülüşüm çocuk…

Anason kokan babaların yüreğinde sakladığı kız çocuklarına aşığım..
Bir de ;
yağmur sonrası menekşe kokan cehaletime…

Ama benim gülüşüm çocuk…

Meyhanede ki şu meşhur gerzek filozof anlattı anasonun ömrünü…
Öldüğünde değil anasonun dibine vurduğunda gömülürmüş babalar…

Ama benim gülüşüm soğuk…

 

Özlem Keskin