#kalbimlesohbetler

,

#88 VERTIGO~WHERETOGO

Nasıl göründüğünü, ne giydiğini, hareketin açısını, bacağının düz durup durmadığını, yeterince esnek olup olmadığını, havalı taytlarını, sıkı karın kaslarını düşünmeden… Kutlamak. Yeniden matta olabilmeyi, müziği duyabilmeyi ve süzülebilmeyi… Acı ve ağrı, pek çok şekilde tanımlanabilir. Hastalık da… Acıya, ağrıya ve hastalığa pek çok şekilde yaklaşılabilir. 3 vertigo atağı sonrası sürekli dönerken dünyam, aklımı başımın içinde tutamıyorken ki; hâlâ biraz öyle🙃, ailemi arkadaşlarımı öğrencilerimi hep bir tül perdenin arkasından görüyor, duyuyorken, söylenenleri hiçbir zaman tamamıyla dinleyemiyor, hiçbir kitabı bitiremiyorken… Bedenlerim birbirinden ayrılmış, dört yöne dağılmışken… Biliyordum. Yeni bir kapı aralanmakta idi geçmem için, yeni bir pencere; bakmam için. Bilmek gerek. Bilmeli, fark etmeli, idrak etmeli insan olan biteni. Belirsizlik sabırsızlık getirir, sabırsızlık bıkkınlık. Bıkkınlık durgunluk. Durgunluk hareketsizlik. Yer’le bağı kesmeden, Gök ile ilişkisini kurmalı insan. Ne birini ihmal etmeli ne ötekini. Topuklarını vurup birbirine göğe yükselmeye hazırsa ruhunuz; ayak tabanlarınıza kına yakın. Yerde tutar tüm bedenlerinizi. Dengeye getirir. Hem de kınanın renginin değiştiği yerler mesaj taşır. Şurana dikkat et, buranı kolla vs gibi. Bir de hareket edin. Ne kadar yatmak, oturmak, boş duvar seyretmek isteseniz de, kalkın, mata çıkın. Ne yapsam diye düşünmeden müziği duyun, müzik oynatır elinizi kolunuzu, matınızın üzerinde müziğin ellerinde süzülün, yaşamın getirdikleri ile, yaşam ile süzülmemiz gerektiği gibi.

#89 BOLLUK,

Zihinde başlar ya da biter… Zihnin tıkalı boruları açılmalıdır ki; kıtlık bilinci kalıpları erisin… Üzerinde yaşadığımız topraklar bu kadar bereketli iken, tarih boyu yaşanmış savaşlar, verilmiş mücadeleler ve bunlar olurken açığa çıkan yokluk, atalarımızın belleklerinden bizimkilere akmıştır nesiller boyu…

Zihin ve kalıpları üzerine çalışan birçok enerji çalışması var. Access Bars bunlar içinde benim de halen uygulatmakta olduğum en etkili tekniklerden biri. Örneğin; kulaktan kafatasına doğru, 3 parmak yukarıdaki çukur bölge Access sistemine göre bereket noktasıdır. Ayurvedik disiplinde de bedendeki bu mucizevi noktalarla çalışma yapılmaktadır. Bu tetik noktaları ya da tüm bedeni düzenli olarak, beden tipine uygun yağlarla yağlamak, yokluk bilincinin yaratmış olduğu kalıpları eritmekten, kan dolaşımı, endokrin ve sinir sistemlerinde durağanlaşmış, yaşam enerjisi azalmış her şeyi akışa geçirmeye kadar pek çok etkiye sahiptir.

Yağlarla yapılabilecek bolluk çalışmalarına bir örnek daha vermeden önce; niyet ya da dilek çalışmaları yaparken her zaman kendimizin ve bütünün hayrına olacak şekilde dillendirmeliyiz isteklerimizi… Bu koca düzenin sahibi değil birer parçası olduğumuzu hatırlamalıyız.

Böbrekler, Chi enerjisinin depolandığı yerlerdir. Bu enerji vücuda hayati faaliyet ve canlılığı sunar. Böbreklerin iyi çalışmaması toksinlerin birikmesine, kan dolaşımının iyi yapılmamasına sebep olur. Sağlık ve bolluk içiçe iki kavramdır.

Beden tipimize uygun yağlarla yağlanıp, 20 dk sonra yine beden tipimize uygun sıcaklıkta duşa girip, su başın tepesinden ayaklara doğru akarken, yumruklarımızla “hafif hafif” böbreklerin yerleşim bölgesine vurmak, Chi’yi harekete geçirecek, bu bölgedeki tıkalı boruları açacaktır. Yokluk, akışta olması gerekenlerin akmadığı ortamlara yerleşir. Evlerimizin de tıpkı bizler gibi hafızası vardır. Bir çatı altında yaşanmış tüm güzellikler gibi olumsuzluklar da çeşitli izler bırakırlar arkalarında. İçinde büyük bir tartışma yaşanmış eve, tartışma esnasında çıkan her acı sözden, her yüksek sesten, hissedilen her acıdan parçalar düşer. Bu ve benzeri başka durumlar, evin enerjisini ağırlaştırır. Evin bereketini kaçırır. Bir evde neşe eksikse portakal, huzur eksikse sandal ağacı ya da tüm bu yoklukları evin hafızasından kazımaya yardımcı paçuli uçucu yağını yağdanlıklarda yakarak evde kokutabiliriz. Koku, hafızaya en çabuk en kolay işleyen şeydir. Yalnız paçuli yağı, diğer uçucu yağlardan biraz farklıdır. Bir evin, ya da bir kimsenin niyeti için kullanılan aynı yağı, bir başka ev ya da kişi kullanmamalıdır. Yani, herkesin paçulisine kimse karışmamalıdır.🙂

Sağlıkta, neşede, sevgide, parada, başarıda, yaşamdan tatminde bolluk ve tüm bedenlerimizde ve tüm yaşamlarımızda şifa dileklerimle… Ya Vehhab Ya Fettah…💜

#90 BAHAR’a

Kendini yavaş yavaş daha zinde hissetmeye başladın mı? Dünyayı kurtarabilir, her şeyin üstesinden gelebilir ya da her an aşık olabilir gibi misin?🥰 Cemreler ard arda iniyor, güneş ışıdıkça evler soğuyor mu? Vasanta Ritucharya, nam-ı değer; Ayurvedik Bahar Rutini, ya da Zemheri ve Hamsin’den🥶🥶 çıkma vakti yaklaşıyor demektir. Dışarıda mevsim döndükçe, içeride – bedende de – bir şeyler dönmeye, değişmeye başlar. Bunları fark etmek ve dönen gün ile uyumlu dönmek gerekir. Soğuk mevsimde yoğunlaşan ağırlaşma ve rehavet durumlarını üzerimizden atma vaktidir. Diğer bir deyişle, daha bilimsel anlatmam gerekirse; kışın biriktirdiğin kaphalar, 3. cemre itibariyle poponu tırmalar😄. Bedenin içsel ateşini yükseltip, ısıtma zamanı gelmiştir. Bunu yapmadığımızda bahar nezleleri, gripler, sindirim sorunları vb çok görülür. Doshaları dengelemeliyiz ki; baharın gelişi neşe ve sağlık ile olsun. Acı, keskin ve baharatlı tatlara, hakiki bala, arpa, yulaf, pirinç ve acımsı sebzelere beslenmemizde daha çok yer vermemiz ya da, sabahları içilen limonlu ılık su içine biraz kaya tuzu ya da bir miktar bal eklenmesi buna yardımcı olur. Kişniş, kimyon, zerdeçal ve rezene yine bu dönemde içsel ateşimizi yükseltecek ve sindirim sisteminin çalışma kapasitesini artıracaktır. Bunların dışında, hani “Kışş •••” yazımda bir iki kilo alın demiştim ya, hah şimdi; onları verin😅🤷🏻‍♀. Bu dönemde mutlaka egzersiz yapmalıyız. Hiç yapmayanlar hemen başlasın, yapmakta olanlar sıklaştırsın. Ve tatlı tatlardan uzak durmak gerektiği gibi gün içinde şekerleme de yapmamalıyız. Sıkı bir gece uykusu dışında, gün boyunca uykuya kaçmamalıyız. Ayurvedik arınma ve hafifleme programları, detokslar vb için düğmeye basmak zamanıdır artık. Cin gibi, enerjik ve kuvvetli bir bahara diyelim. Bir başka bahara değil, hemen bu önümüzdeki bahara…😊💚

Aslı Can

Aslı Can

Yazarın Diğer Yazıları