Yüzler ve Anlamları

,

Yıllar geçtikçe aynalara baktığımızda daha çok kimi görüyoruz? Kime benziyoruz acaba?

Eminim sizlerin de zaman bize neler yapıyor diye düşündüğünüz olmuştur! Peki, bizdeki bu değişimler nasıl oluşuyor? Evet, ilk aklımıza gelenler; yaşam koşulları, çevrenin, iklimin etkisi ve karşı konulamaz yerçekimi değil mi?

Çevremize şöyle bir bakarsak, benzer şartlarda yaşayan dostlarımıza, yaşıtlarımıza… Aynı şekilde mi değişmişiz? Öyleyse, nasıl oluyor da aynı koşullarda yaşayan benzer kişiler farklı etkilenebiliyor?

Bunları düşünerek insanlara daha bir farkındalıkla yakından bakmayı deneyin bir kez de… Eğer biraz dikkatliyseniz, hiç tanımadığınız halde, karşınızdakinin yüzünden duruşundan yaşamına dair bir şeyler çıkarabilirsiniz… Yüzündeki her bir kırışık, vücudun duruşu, eğilme açısı, saçları, ellerin rengi, derisi, gözlerinin pırıltısı hep birer ipucu oluyor. Yaşamların/ yaşanmışlıkların izleri olarak…

Aslında vurgulamak istediğim genlerden ve/veya doğal yaşam biçiminden gelen fiziksel farklılıklar değil! Zaten bunların normal yollarla kolayca değiştirilmesi de pek mümkün değil! Hani, bu daha net bir şekilde askerlerde belli oluyor denir ya doğru sanki… Aslında hepsi ortalama aynı yaşlarda, aynı saç tıraşı, aynı kıyafetler içindeyken bile farklarını ayırabilirsin derler ya, tıpkı öyle işte… Yaşadığı bölge, gelir düzeyi, aile yapısı az çok belli eder kendini ve doğruya oldukça yakın bir tahmin yapabilirsiniz. Bunlar doğuştan bizimle gelenler…

Benim bahsettiğimse nasıl olduğumuz değil, yıllar içinde bizim kendi bedenimize neler yaptığımız/yapabildiğimiz… Aslında yaşanılan her bir duygu, her bir fiziksel etki ve sanırım en çok da düşünceler bizde görsel birer işaret olarak yansıyorlar. Gelip yerleşiyorlar bedenimize ve bir daha kolay kolay geri dönüşü olamıyor.( Ha dışarıdan görünmeyip de içeriden yaptığın başka hasarlar da var kuşkusuz… Onlar artık başka bir yazının konusu olsun 🙂 )

Bazı örneklerine bakarsak;

Yaşamında genellikle fazlaca olumsuz davranan /düşünen ya da kızgın kişilikli birinin sürekli kaşlarını çatmasından alnının tam ortasında derin bir kırışıklık oluşabiliyor,’’-Yaklaşma sinirliyim !’’ mesajını veren…

Ya da çoğunlukla içten gülebilen birinin, yaşından bağımsız olarak göz kenarlarına yerleşen sevecen ince çizgiler gibi…

Titiz birini de genellikle elindeki kırmızılıklardan, kısa tırnaklarından, derisinin hafif kurumuş olmasından anlayabiliyoruz…

Ya da çok daha titiz bir başkasının sürekli geriye toplanmaktan, kaşların üst kısmında ve alın yanlarında azalan ve zayıflayan saçlarından…

İşi ya da ilgisi gereği güneşin altında fazla zaman harcayanın ne yaparsa yapsın açılamayan derisinin rengi gibi…

Sürekli bir şeylerden memnun olmayıp, mutsuz olanların az sonra ağlayacakmışçasına aşağı doğru bükük duran göz ve dudak kenarları gibi…

Çocukluğundan beri sürekli ağır yük taşıyan bir hamalın sırtı ve boynu nasıl zamanla yüküne uyum sağlayıp hafif eğiliyorsa, hayat boyu çok fazla sorumluluk alan birinin omuzları da görünmeyen o manevi yüklerin fiziksel ağırlığı varmış gibi eğilebiliyor.

Ya da tek elinin parmak uçları nasır tutmuş birinin dokunduğu el, tenini fiziksel olarak huzursuz edebilir belki ama çaldığı saz yüreğine ruhuna çok iyi gelebilir.

Biraz dikkatli bakış, biraz yaşanmışlık, karşınızdaki ile ilk görüşmenizde bile az çok bilgi verebiliyor.

Tüm bedenimiz yaşamımızdan izler taşıyor ve bizi anlatıp, zamanla bizi biz yapıyor. Belki de bu yüzden; yüzü ve vücudu için estetik kaygıları nedeniyle değişiklik yapma isteği duyanlar ile karşılaştığımızda, doğal olması gereken etkiler bedenden yapay olarak silinince, bazen anlayamadığımız bir farklılık hissedebiliyoruz.

Sonuç olarak, yıllarını nasıl geçirdiğini, hayatına neler kattığını daha iyi anlamak istiyorsan, aynada çok daha dikkatle bir bak bakalım kendine, sanki ilk kez görüyormuş gibi her bir detayını uzun uzun inceleyerek… Her birinde yaşamının izlerini arayarak… Bak bakalım yüzün, vücudun, neler anlatıyor neler hatırlatıyor! Nasıl yaşadın, nasıl yaşıyorsun ve nasıl yaşamak istiyorsun bir daha düşün istersen…

Çünkü yaşamın zorla dayatmadığı ve mecbur olup değiştiremediğin durumların dışındaki bazı kişisel seçimlerin, ruhunda olduğu gibi bedeninde de değişimlere neden olabiliyor!

Yani sonuçta yine her şey sana bağlı…

Sevgiyle kalın

Belma Kafadar KARAÇAM

Profesyonel Koç

Belma Kafadar Karaçam

Belma Kafadar Karaçam

Yazarın Diğer Yazıları