Bir ilişkide özgürlüğünü gerçekten koruyabilir misin?

,

Son dönemde bir ilişkide iki tarafın da kendisine en çok sorduğu soru bu olsa gerek. Pek çok kadın ve erkek bir taraftan filmlerdeki aşklara özenip, romantik sahnelere iç geçirirken, diğer taraftan özgürlüklerinin kısıtlanacağı korkusuyla ilişkiye girmekten çekiniyorlar.

Bir ilişki yaşamaya başladığımda ya özgürlüğümü kaybedersem?

Özgür olmak ne demek sizce?

Bir ilişkide özgürlüğünü gerçekten koruyabilir misiniz?

Bilinçli olarak ilişkiden kaçınmaya çalışan insanların çoğunun ortak noktaları, özgür olmayı istemeleri ve kendilerini kontrol altında hissettikleri bir ilişki içinde olmaktan kaçınmalarıdır. Hem birlikte olmak hem de özgürlükten taviz vermemek…

İçten içe doğamız gereği, diğer insanlar ile bağ kurmak isteyen özümüzde de bir şey var. Mantıksal veya hatta fiziksel değildir bu, duygusal bir ihtiyaç… Ruh özgür olmak istiyor ve aynı zamanda da bir ilişki içinde…

Peki bir ilişki içinde özgürlüğünü nasıl koruyabilirsin?

Bir ilişki yaşamaya karar verdiğimizde aslında ilk çalışma kendimizden başlar. Değişim içeriden başlar… Yani kısaca kendimize olan inancımızı yeniden kazanmayı ve kendimizi kuşkudan kurtarmayı gerektirir.

“Gerçek aşk kendi kendine sevgidir, başka insanlara ve hayata açtığınızda aldığınız şeydir; taciz etmez, tecrit etmez, reddetmez veya takip etmez. Sadece kabul eder. ” Antonio Gala

Bir ilişkide her iki tarafın da birlikte çabasıyla o ilişki, daha güçlü, daha yakın ve daha samimi hale gelmektedir. Birlikte şekillenme ve her bireyin zaman içinde diğerini zenginleştirdiği bir birlik geliştirmedir bence asıl özgürlük…

Birisini kontrol etmeye çalışmak onları farklı bir insan olmaya zorlamaya çalışmak değil midir?

Oysa ki otantik ve koşulsuz sevgi, diğer kişinin özgürlüğüne saygı gösterme taahhüdünü içerir. İlişkiler sağlam, dürüst sevgi ve kabule dayanmalıdır. Aşkta özgürlük herhangi bir hareketten, seçimden ya da sonuçtan bağımsız olarak, birbirimiz için hissettiklerimizi kabul etmektir. Bu aşkın en gerçek halidir bence.

Bir ilişkide bir diğer denge de eskilerin en çok dikkat ettikleri saygıdır. Sevginin besleyen, geliştiren yanına, saygı önemli bir denge oluşturmaktadır ilişkilerde. Bence ilişkilerdeki özgürlüğün anahtarlarından bir diğeri de, her iki tarafın da birbirlerinin farklılıklarını kabulden geçmektedir. Bu farklılıklarımız sayesinde birbirimizden öğreniriz ve böylece bu farklılıklarımızı büyümemize, gelişmemize yardımcı olacak yollar olarak da görebiliriz. Birbirinden öğrenmeyi denemek, bir ilişkide işbirlikçi olmak, bize özgürlüğün tadını çıkarma fırsatını vermektedir.

Ve en önemlisi de sanırım ilişki yaşadığımız kişiyi özgür bir ruh olarak kabul etmek… Bu gerçekten cesaret ister. Çünkü onu kaybetme riski çok büyük diye düşünürüz. Sahip olduğunuz şeyi hak etmediğinizi hissettiğinizde bu korkular bizi ele geçirir. Oysa ki güven ilişkiyi en çok besleyen şeylerden birisidir.

Özgürlüğü sevgi ve birliktelik içinde ne kadar kabul edebilirsek, hayatımızda da o kadar hissedebiliriz. Eğer özgür olmak istiyorsak ve bir ilişki yaşamak istiyorsak, birbirimizin seçim yapabilmesine ve değerlerine de saygı duymalıyız diye düşünüyorum.

Hem özgür hissederek, saygı göstererek ve ortak değerlerimizi koruyarak hem de gerçekten sevgi dolu bir ilişki yaşayabiliriz…

“Yolculuğumuz hayatın derinliklerine inmek, fakat yine de serbest olabilmekten ibarettir.”

Sevgiyle kalın

 

Ceyda Tezel