Bir Koçla Çalış”ma”manızın Daha İyi bir Fikir Olduğu 7 Durum

,

İtiraf ediyorum: Bundan 4 yıl öncesine kadar koçluk bana geyik gelen, hatta bıyık altından güldüğüm bir konuydu. Maalesef ortalıkta önyargılarımı doğrulayacak şekilde davranan koçlar da mevcuttu. Ben de bu sebeple pek de bilmediğim bu konu hakkında bir bilirkişi edasıyla uzun süre atıp tuttum.

Bilirkişi edası

Hatırladıkça hala utanırım.

Bu ruh halinde iken kendimi Gestalt koçluk eğitimlerinde nasıl bulduğum ve bu mesleğe nasıl gönül verdiğim ayrı bir konu, onu belki başka bir zaman anlatırım. Ama şimdi geçmişteki önyargılarıma bugünkü bilgilerim ışığında odaklanmak istiyorum: Koçluk ne durumlarda pek de işe yaramaz? Bu sorudan yola çıkarak aşağıdaki gibi bir liste oluşturdum. Şu cümlelerde kendinizden büyükçe bir parça buluyorsanız, bir koçla çalışmanız vakit kaybına yol açabilir:

  1. “Can çıkar huy çıkmaz, insan neyse odur, değişmez”

Kendimi Freud’a çok kaptırdığım dönemlerde insanın kişilik gelişiminin 6 yaşında sona erdiğine ikna olmuştum. Kemikleşmiş davranışlar ve “zihniyet” belli bir yaştan sonra nasıl değişsindi? Biz böyleydik ve her şey olacağına varacaktı.

Psikoloji yayınlarını okumaya devam ettiğimde ve daha güncel ekollere daldığımda farklı yaklaşımlar gördüm. Mesela Gestalt yaklaşımı, kişiliği kemik bir yapı olarak ele almıyor, günbegün inşa ettiğimiz dinamik bir oluşum olarak görüyordu. Bugün sinir bilim doğruluyor ki sağlıklı bireylerde gelişim ve değişim hiç bitmiyor. Beynimiz sürekli yeni bağlantılar üretiyor ve biz bu bağlantıları pekiştirecek davranış ve düşünceleri tekrarladıkça dönüşebiliyoruz.

Yani çocukluğumuzdan çok şey getirmekle birlikte, çocukluğumuza hapis değiliz. İstek ve çabamız ölçüsünde gelişebilir ve değişebiliriz. Ancak bunu gerçekten istememiz ve buna inanmamız gerekiyor.

  1. “Arkadaşlarım ve yakınlarım bana yeter”

Gerçek arkadaşlarımızın ve yakınlarımızın yerini hiçbir kimse tutamaz. Fikrimce koçsuz yaşam mümkündür ama dostsuz yaşam çok sıkıntılıdır. Onlar bizim zor anlarımızda sığındığımız, bizi rahatlatan ve teselli eden limanlarımızdır. Bazı zamanlar adeta bizim duygularımızla bütünleşirler. Bu bizde yalnız olmadığımız, anlayış gördüğümüz hissini uyandırır.

Yakınlarımızın kendilerine has değerleri, doğru ve yanlışları vardır. Genellikle geçmişimiz ve kimliğimiz zihinlerinde kemikleşmiş bir haldedir. Bizimle çok iyi niyetle de olsa bu çerçeveden konuşurlar. Bize karşı derin hisler besledikleri için, duygu ve davranışlarımız onlarda üzüntü, gurur, hayal kırıklığı vb. duygular yaratır.

Bütün bunlar bizi hapsolduğumuz bakış açısında daha fazla tutabilir. Hatta kendimizi, asıl derdimizi bir yana bırakmış ve “annem kaygılanmasın”, “eşim kızmasın”, “arkadaşımı üzmeyeyim”in derdine düşmüş halde bulabiliriz.

Gerçek arkadaşlarımızın ve yakınlarımızın yerini hiçbir kimse tutamaz.

Peki bir koç, size yakınlarınızda bulamayacağınız neyi sağlar?

Öncelikle tarafsızdır, sizi kendi değerlerinizle ele alır. Bunun sonucu olarak sizi kınamaz, sizinle ilgili hayal kırıklığı yaşamaz, kaygınızı anlasa da buna kapılıp kaybolmaz. Yani sizi olduğunuz gibi kabul eder. Size ayna tutarak kendi keşfinizi yapmanıza yardımcı olur. Bu sayede koçunuzun yanında başka kimse ile olamayacağınız kadar özgür ve kırılgan olabilirsiniz, bununla birlikte dağılıp kendinizi tekrar toparlayamayacağınız hissini de yaşamazsınız. Bu koçunuza yaslandığınız alandır.

Ayrıca iyi bir koç izin verdiğiniz ölçüde sizi rahatsız etmeyi tercih edebilir. Ne de olsa tıkandığınız bir konunun çözümü, genelde konfor alanınız dışındadır.

Son olarak koçunuz tüm bunları yapabilecek eğitimi almış, tercihen içselleştirmiş, kendine sürekli yatırım yapmaya devam eden ve ruhsal gelişimine önem veren biridir.

Yaslandığınızda sizi nasıl tutacağını ve nasıl sağlam duracağını bilir.

  1. “Bana ne yapacağımı söyleyecek birilerine ihtiyacım var”

İhtiyacınız bu ise bir dostunuza, aile büyüğünüze, bir mentora veya bir danışmana gitmeniz daha uygun olur.

Salt koçluk çalışması kapsamında size öğüt veya tavsiye vermeyiz, ne yapacağınızı söylemeyiz. Biz her insanın yaşam ve deneyiminin tıpkı parmak izi gibi eşsiz olduğuna inanırız. Bununla birlikte her sağlıklı bireyin kendi çözümünü bulacak bilgeliğe, kendi iç dünyasında sahip olduğunu düşünürüz. Bizler, iç dünyanızda gezinerek yolunuzu bulmanız yönünde size eşlik ederiz. Bizim tavsiyemiz, sizin yolunuz olamayacaktır.

  1. “Psikologlar, psikiyatrlar ve terapistler dururken niye koça gideyim ki?”

Aşamadığınız çok büyük travmalarınız varsa; kaygı bozukluğu, klinik depresyon, bipolar kişilik vb. patolojik bir duruma sahipseniz, kronik madde bağımlılığı sorunu ile boğuşuyorsanız bu saydıklarımdan birine gitmelisiniz. Biz koçlar olarak teşhis koyamayız ve tedavi öneremeyiz. Koçla çalışacağınız alan, kendinizi keşfetmek, gelişmek ve potansiyelinize ulaşmak istediğiniz alanlardır.

  1. “Kendimle yüzleşmek istemiyorum”

Kendimizle veya ilişkilerimizle ilgili geliştirebileceğimiz konular her zaman vardır. Bu konuları bazen içten içe biliriz fakat hayatımızda bize sıkıntı yaratmadığına inanırız. Bazen de sıkıntı yarattığını bilmemize rağmen yüzleşmekten kaçarız.

“Ben böyle mi görünüyorum?”

Her durumda kendimizle yüzleşmek, gerçeğimizi görmek genellikle bizi kırılgan yapan ve rahatsız hissettiren bir süreçtir. Açılabileceğinizi hissettiğiniz bir koçu bulmadan çalışmaya hazır değilsinizdir.

  1. “Tüm sıkıntılarım dış koşullardan kaynaklı, ne yapsam boş”

Bazen yapabileceğimiz her şeyi zaten yaptığımızı ve sorunun dışarıda olduğunu düşünürüz: Paramız azdır ve bu bizi her yönde kısıtlıyordur. Öyle yöneticilerimiz vardır ki bize zaten hiç hareket imkanı bırakmıyordur. Çocuğumuz, ne yaparsak yapalım ders çalışmıyordur ve çalışmasının da bir yolu yoktur, kendi zaten öyle biridir. Bu liste uzar gider…

Bunlar gerçekte kendi bakış açılarımıza hapis olduğumuz alanlardır. Tarih bütün zorlayıcı dış koşullara rağmen yol almış ve fark yaratmış insanların hikayeleri ile doludur. Gerçekte her zaman kendi seçeneklerimiz ve hareket alanımız vardır, yalnız bu seçenekler bazen konforlu değildir ve rahatsızlık verir. Bu sebeple zor görünür veya sıkışmışlık hissi yaratır. Buralara bakmak istemeyiz, bazen istemediğimizi bile bilmeden otomatik olarak bakmayız.

Bu cümleyi sıklıkla duyduğumuz bir başka grup insan da narsisizm eğilimli kişilerdir. Bu kişiler özellikle iş hayatında başarı elde etmişlerse çoğunlukla kendilerinin mükemmel olduğuna inanırlar. Bir sıkıntı yaşanıyorsa sorun hep etraflarındaki kişilerdedir.

Eğer tüm sıkıntıların sizin dışınızda olduğu hissini taşıyorsanız, bir koçla ilerlemeniz mümkün olmayacaktır.

  1. “Arkadaşımız koçla çalışmaya başladı, hiçbir fark göremedik”

Beklentiniz ani bir aydınlanma ise, aradığınız kişi bir koç olmayabilir. Davranışlarla çalışmak, vücutla çalışmak gibidir. Kaslarımızı geliştirebilmemiz veya esnetmemiz için vücudumuzu önce iyice bir tanımamız gerekir. Limitlerimizi de bu aşamada görürüz ve zorlamaya başlarız. Vücudumuzu ne yönde geliştirmek istediğimize yine kendimiz karar veririz. Antrenmanlarımız kararımız yönünde şekillenecektir. Gelişimi görmek için isteğimizi hep canlı tutmanız ve sürekli çalışmamız gereklidir. Vücudu ile çalışanlar bilir, tüm bu süreç zaman alır ve çaba gerektirir. Sonuç almaya başladığımızda ise adeta tadından yenmez. Benzer durum, koçluk süreci için de geçerlidir. Bu süreç için istekli değilseniz, koçla çalışmanız beklediğiniz faydayı sağlamayacaktır.

Tüm yazılarımdan haberdar olmak için web siteme üye olabilirsiniz.

Yazıyı yayımlamadan önce birkaç arkadaşıma okuttuğumda bana “peki ne zaman koçla çalışmayacağımızı anladık. Ama hangi durumlarda çalışacağız onu anlamadık” diyenler oldu. Koçla çalışabileceğiniz örnek konular için https://www.handearikan.com/hizmetler sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

 

Hande Arıkan