Cam Tavan

,

Kasım ayı sayımızda öğrenilmiş çaresizlikten bahsederken yeni bir pencere açmıştık; “… biz insanlar çaresizliğin, bizden onlarca kat ağır bir devi bile kırabilecek acımasız bir silah olduğunu bilirken nasıl aynı tuzağa kendimiz de düşüyoruz? Demokrasilerde oy vermenin kişiye bir tehdit oluşturmadığı ülkelerde, yüzde elliye kadar düşen katılım oranları bize ne anlatıyor? Peki ya “cam tavan”a çarpan kadınlar? Bu da bir başka yazının konusu olsun.” Yeni yılın ilk gününde, bıraktığımız yerden devam edelim bu konuya.

Beyaz yakalı yönetici konumunda çalışan kadınların, bir aşamadan sonra terfi etmelerinin önünde duran ve iş yaşamında yükselmelerini önleyen faktörler için “cam tavan” benzetmesi yapılıyor.

Kadınlara, iş hayatlarında yazılı olmayan kurallar nedeni ile çoğunlukla ancak bir yere kadar yükselmeye olanak tanınıyor ancak oradan sonra görünmez cam bir tavana çarpıp durduruluyorlar, aynı pire deneyindeki gibi.

Cam tavan metaforu, görünmez bir elin kadınlar için iş ve sosyal alanda önceden çizilen sınırlar anlatılıyor. Örneğin öz geçmişleri ve yetenekleri göz önünde bulundurulduğunda birbirlerinden farklı olmayan bir kadın ve erkeğin bir iş için değerlendirmeleri yapılırken, kadının ileride doğum yapıp işten izin alabileceği düşünülerek fırsat eşitliği ilkesine karşı gelinmiş olunuyor.

Yaşamda her zaman zorlukların üstesinden gelme mücadelesi veren, sonuca ulaşmasını önleyen sorunların ortadan kaldırmak için bir hayli çaba sarf eden kadınlar… Çocukları olan kadın – anne, evladı olan boşanmış kadın bekâr anne, eşi vefat etmiş kadın dul kadın, ev hanımı, çalışan kadın; kendilerinden önce gelenlerin mücadelelerini devam ettirmeye çalışan kadınlara, her biri farklı etiketli roller biçilmiştir. Cam tavanın kadınlar tarafından bireysel çabalarla aşılabiliyor olması hala bütün görkemiyle bizlere yukarıdan bakmadığı anlamına gelmiyor.

Kendi adıma, kariyer yolunun henüz başlarında, rekabet yarışlarının yoğun olduğu ve farklılıkları yok sayarak, tek tip insan yaratma modeli içinde çalışılan banka teftiş kurullarında başlamanın yüksek cam tavanları olduğunu söyleyebilirim. Denetleme alanında da sabite geçiş denilen basamakta çarpılır bu cam tavana! Her kurum için farklı yüksekliği de olsa cam tavanın varlığı söz konusudur. Benimki cam tavana çarpmaktan çok aslında “kariyer de yaparım çocuk da” sloganını gerçek yaşama uyarlamamak olabilir. Elbette asıl önemli olan özgür irade ile karar verebilmek ve tercih edebilmektir.

2019 yılının gözle görünür görünmez, elle tutulur tutulmaz her tür engeli aştığınız ve özgürce yaşayabileceğiniz bir yıl olmasını dilerim.

Sağlık ve huzurla

Nurkan Zaim
Ekonomist, Profesyonel Koç