Editör’den

Sabahın erken saatlerinde pencereden içeriye giren güneş ve manolya, limon, kekik kokan mis gibi Ege havası ile uyanmak. Biliyorum çok kışkırtıcı ama şu sıra büyüdüğüm topraklar, eski dostlar, çocukluk anıları…

Evde olmanın keyfi…

Hani çocukken, annenizin yaptığı en sevdiğiniz kurabiyeyi fırından çıkarmasını beklemek gibi…

Anın tadını çıkarmak…

Toprağı hissetmek…

Denizin sesini duymak…

Büyüklerinizle yan yana olmak…

Dostlarınızın varlığı ile tamamlanmak…

Şimdi bundan sonra yapmak istediklerime odaklanmak… bilmek… yol almak için hazır olmak…

Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda…

Kumla köpüğün arasında,

Birazdan silecek belki,

Yükselen deniz, ayak izlerimi.

Rüzgar köpüğü önüne katacak,

Ve hep denizle kıyı orada benimle olacak…

 

Her daim köklerinizi bilmeniz, bulmanız ve hissetmeniz dileğiyle…

Bize değer katan tüm yazarlarımıza da minnetle, keyifli okumalar dileriz…

 

Editör

Ceyda Tezel

Editör’den

Keyifli, enerji dolu Temmuz ayında yine sizlerle olabilmek çok keyifli. Yaz aylarının sürekli kendisini yenileyen enerjisi size de umut ve hareket kaynağı gibi geliyor mu bilmiyorum ama benim için yaz ayları en özel aylar. Çocukluğumdan beri deniz kenarında dalgaların sesiyle ve çimlerde çıplak ayakla toprağı hissetmeyi, doğanın içinde olmayı seviyorum. Tüm o ağır yükleri sanki bırakmışçasına ılık rüzgarlarda olmayı, uzun yaz akşamlarını, dostlarla sohbetleri, bazen çocukluk anılarına karışmayı…

Acelesiz, sakin, an’ın içinde kalabilmek sadece…

Bazen sadece uzanmak, bazen sadece kuşları dinlemek, bazen bir şiirin içinde gezinmek, fark etmek, bakmak, duymak, hissetmek. Merak, sevinç, şefkat, heyecan gibi duygulara alan açabilmek an’da olmak… Anın dışına savrulduğumuzda ise bütün bu duyguların biz farkına varmadan tadı değişir. Geriye keşkeler ve acabalar kalır. Çünkü geçmişe takılırsak keşkelerde, gelecek için hayıflanırsak acabalara takılırız.

Bu yaz aylarında tam da yapmayı hayal ettiğiniz şeylere zaman ayırmak, sevdiklerimizle olmak, dinleyebilmek, gerçekten tam olduğumuz an’ın tadını çıkarabilmek dileğiyle…

Zümrüt yeşili yosunları toplarken dalgalar,

İyot kokuları sindi anılara.

Özlemlerim yapıştı tenime ıslak ıslak,

Zihnimdeki kum torbaları düştüler teker teker,

Sahilde bıraktığım ayak izlerimin üstünde.

Sustum ve bekledim eskimiş kitap gibi.

Dolunaylı bir gece,

Adı temmuz,

Kokusu aşk…

Sevgiyle…

 

Editör

Ceyda Tezel

Editör’den

Keyifli ve tatlı telaşlı Haziran… Bu Haziran ayını böyle tanımlamak istedim. Bu sabah 8. Sınıf öğrencilerimiz lise giriş sınavı heyecanı ile güne başladılar, iki hafta sonra da abileri ablaları üniversite sınavı için aynı heyecanı paylaşacaklar. Dilerim tüm gençlerimiz yüreklerini istediği sonuçlarla çıkarlar tüm sınavlardan. Hepsine başarılar diliyorum.

Ve bu iki heyecanlı maraton arasında da bayram… Hepimizin kendince planlar yaptığı, keyifli bir ara; işlere, koşuşturmalara, tüm yoğunluklara. Eski bayramlar kadar olmasa da yine de o bayramların heyecanı ve keyfini yaşayabilmek çok değerli diye düşünüyorum. Kenarları işlemeli mendiller kalmasa da, dostlukları, sevgiyi, akide şekerlerini paylaşmak… Bayramlaşmak; soframızı, sohbetlerimizi paylaşmak. Ama en çok da sarılmak… Çocuklarımıza, eşimize, kardeşlerimize, arkadaşlarımıza ve de tüm sevdiklerimize… Sıkı sıkı sarılmak… Şefkatle birbirimizin yaralarını saracağımız, birbirimizi sevgiyle iyileştireceğimiz, destek olacağımız, keyifli paylaşımlarla her şeyin çok güzel olacağı bir bayram diliyorum.

Ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizelerindeki gibi ruhumuzun da Haziran’a ulaşabilmesini…

Beni kötü yakaladın haziran…

Gamlı, yıkık eylül sonuma,

Bir ilk yaz tazeliği getirdin.

Masmavi göğünle,

Cana can katan güneşinle,

Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime.

Çiçekler açtı dokunduğun

Çimler büyüdü yürüdüğün

Ve güller katmer oldu güldüğün yerde…

 

#Herşeyçokgüzelolacak

 

Editör

Ceyda Tezel

Editör’den

Hayat bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir, ama tren hep ileri gider. Hayat bir trendir, tren istasyonu değil. (Paulo Coelho)

Yolculuklar hep heyecan verir mi size de bilmiyorum ama benim için heyecanlıdır. Bir yerden bir yere gitmek. Bu yolculuklar bazen bildiğimiz yerlere bazen de bilmediğimiz, bilinmediğimiz yerlere… Bazen gerçekten yol aldığımız bazen de yol olduğumuz…

Her defasında aslında kendimize bir adım daha attığımız… Gittiğimiz yerlerde çocukluğumuzdan bir anının göz kırptığı, okul yıllarından bir sokak satıcısı, bir ses, bir koku, bir his, bir duygu…

Peki ya kendimize yolculuklar… En bilinmezi, en heyecan verici olanı… Bizi içimizdeki ormanlara koşturan, kendimiz olmaya davet eden, karanlığımızdan, kırılganlığımızdan ve kuytularımızdan en heyecanlı hayalleri ve onları yaşama gücüne dönüştürmemizi sağlayan o ruha yolculuk…

Bu keyifli, erguvan kokulu ayda hepimizin kendine yolu açık olsun… Sevgiyle

 

Editör

Ceyda Tezel

Editör’den

Sizlerin de desteğiyle, ailemize yeni katılan yazarlarımızla, her ay daha da büyüyerek ve heyecanla yolumuza devam ediyoruz.

Nisan ayının hayatımıza getirdiği bahar rüzgarını hayatımızda da hissetmek, kendimizi bu rüzgarın ritmine bırakabilmek hissi beni her bahar heyecanlandırıyor. Bize getirdiklerini de sevgiyle kabul etmek… Tüm renkleri, ritmi, temposu ve heyecanı ile…

“Fırtınanın gücü ne olursa olsun, eğer yağmura saygın varsa, seni bekleyen bir gökkuşağı mutlaka vardır”

Bizi heyecanlandıran Nisan ayının hediyeleri; doğanın yeniden uyanmaya başlaması, yağmurun ve güneşin ardındaki gökkuşağının tüm renklerinin bize yansıması ile de bizim ruhumuzun renklenmesi…

Hayatımızda yeniliklere, yenilenmeye, yeni başlangıçlara yüreğimizi açma zamanı… Nisan zamanı…

Kocaman bir aile olmamıza destek olan tüm yazarlarımız ve siz dostlarımıza teşekkürlerimizle…

Keyifli okumalar…

 

Editör

Ceyda Tezel

 

Hayatınızda Tutku Yaratmak…

, ,

“Sevdiğiniz bir işte çalışırsanız, hayatınız boyunca tek bir gün bile çalışmamış sayılırsınız.”

Konfiçyus

Son günlerde daha çok ofis çalışma günleri, yeni projelerin tasarlanma çalışmaları, yeni heyecanlar, yeni adımlar derken, havalar yavaş yavaş ısınmaya, benim ruhum da yeniden çiçek açmaya başladı…

Öyle çok sıcak havalara da gerek yok, biraz güneşin olması, yeni bir fikir, keyifli bir paylaşım, bana, benim ruhumun çiçek açmasına yetiyor…

Heyecan, umut, keyif, hareket peşinden geliyor.

Ken Robinson’un şu günlerde okuduğum kitabı Öz’de şöyle diyor; Mutlu insanların, en sevdikleri işin ne olduğunu ve bu işi yaparken hangi yeteneklerini kullanacaklarını keşfetmiş insanlar olduğundan, yani “Öz”lerine kavuşmuş insanlar olduklarından, kısaca başarı ve mutluluk için tutkularımıza kulak vermemiz gerektiğinden bahsediyor. Yani yeteneğin, kişisel tutkuyla buluştuğu nokta olan Öz, kişinin potansiyeli, gizil gücü. Ben bu Öz’e kavuşma yolunda, yolculuğun neresindeyim tam bilmemekle, bu yolda olduğumun farkındayım. Tutkumun farkındayım…

Benim için hayatımızdaki tutkunun 3 H’si var…

Hayal, bazen çocukluğumuzdaki gibi hayal etmek, bazen çocuklarla çalışmak bizi kalıplardan uzaklaştırır. Bizi aslında tüm hikayeye götürür. Bu hikaye yine benim için ne kadar görsel, anlamlı ve hissedilir olursa da o kadar Heyecan yaratır. Bu heyecan da tutkumu ortaya koymam için Hareket sağlar.

Robinson bir de aşk mı para mı diye soruyor… Tabi ki bu hayatımızda profesyonel ve amatör ruhla yaptığımız işlerden bahsediyor.

Amatör sözcüğü aşık, sadık dost ya da bir hedef peşinde tutkuyla koşan kişi manasına gelen Latince “amator” sözcüğünden gelir. Dolayısıyla, amatör bir şeyi sevdiği için yapan kişidir. Amatörler yaptıkları işleri faturalarını ödemek için değil, tutkuyla bağlı oldukları için yaparlar. Diğer bir deyişle, amatörler meslekleri dışında “Öz”lerini bulmuş kişilerdir…

Amatör bir ruhla çalışmaya devam etmek ve Öz’ümü arama yolculuğum gerçekten bu çok heyecan verici…

Ne yapabileceğimizi keşfedene dek kim olduğumuzu bulma yolundaki tutkumuzun hep devam etmesi dileğiyle…

Sevgiyle kalın.

 

Editör

Ceyda Tezel

 

Editör’den

“Gerçek bir eğitim sana rekabet etmeyi öğretmeyecek; yardımlaşmayı öğretecek. Savaşmanı ve birinci gelmeni öğretmeyecek. Sana kendini kimseyle kıyaslamadan yaratıcı olmayı, sevgi dolu olmayı, saadet içinde olmayı öğretecek…” Osho

Burada öğrenmeyi ne istersek alalım, ne kadar net ve ne kadar doğru… Öğrenmeyi öğrenemediğimiz bir kavram da sevgi bence… Şubat ayı geldiği zaman sıklıkla karşımıza çıkan sevgi, sevgili olma…

Sevgiyi öğrenmek de; sevdiğin şeyi, kişiyi senin ve sen gibi kılmadan, onu olduğu gibi kabullenmekten geçiyor. Sevginin birleştiriciliği…

Halil Cibran’ın tanımlamasıyla;

Sevgi sizi çağırınca onu takip edin,

Yolları sarp ve dik olsa da.

Ve kanatları açıldığında bırakın kendinizi,

Telekleri arasında saklı kılıç

Sizi yaralasa da.

Ve sizinle konuştuğunda ona inanın,

En yükseklere uzanıp, güneşle titreşen en hassas dallarınızı okşasa da,

Köklerinize de inecek ve onları saracaktır, toprağa tutunmaya çalıştıklarında…

Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker,

çıplak kalana kadar döver, harmanlar;

kabuklarınızı, çöplerinizi ayıklar, eler…

Bembeyaz olana kadar öğütür sizi; esnekleşene kadar yoğurur;

ve Tanrı’nın ilahi sofrasına ekmek olasınız diye,

sizi kendi kutsal ateşine savurur…

Sevgi bütün bunları, kalbinizin sırlarını bulasınız diye yapar…

 

Sevgiyle kalın…

Editör’den

Yeni yıl, yeni planları, umutları da beraberinde getiriyor. Peki dileklerimizi dilerken ve yeni yıla beklentilerimizi sunarken nasıl bir yol izlemeliyiz? Hep şöyle başlıklar dikkatimi çekiyor; mutlu olmak için 10 öneri… Aşk için 5 ipucu… Böyle devam edip duruyor yazılar. Hep bir öneri, hep bir fikir… Peki, süper… Yapalım, uygulayalım, tüm istediklerimizi, kendimize uygun diye gördüklerimizi… Ben bu sefer yeni yıl için dilek dilemek yerine yapmaya karar verdiklerimi yazmaya karar verdim. Belki siz de bana katılmak istersiniz…

Dengemi bulmak/ korumak için ihtiyaç duyduğumda bazen içeriye, bazen dışarıya bakabilmeyi daha fazla deneyimleyeceğim.

Daha çok duygumu farkedip, neye dönüşmesini istediğimi ve bunu nasıl yapabileceğimle ilgili çalışmaya devam edeceğim.

Sadece sonuca odaklanmak değil, sürecin keyfini süreceğim.

Kullanmadığım ne kadar eşya varsa, onları paylaşacağım.

Gereksiz hiçbir şey için harcama yapmayacağım.

Her gün daha çok kendimi dinlemek, anlamak, farketmek için duracağım.

Sevdiklerimi daha çok dinleyeceğim, daha çok paylaşacağım.

Daha çok anın farkına varmaya çalışacağım.

Kendime her sabah günaydın demek için zaman ayıracağım…

Hepimize mutlu, huzurlu, sağlıklı, barış içinde, keyif, heyecan dolu bir yıl diliyorum…

Mutlu yıllar

 

Editör
Ceyda Tezel

Editör’den

Yeni yılı beklediğimiz, yeni hayaller kurduğumuz, yeni umutlarla, heyecanla, bu yılın son ayına girerken ve yepyeni bir yılı karşılamaya hazırlanırken, bazı zamanların, bazı yerlerin, bazı kişilerin sizin için özel olduğunu hissedersiniz. Bazen çok tanıdık, bildik bazen çok da bilmediklerinizdirler. Bununla birlikte çok özel dediğiniz zamanları paylaşırlar sizinle.

Yepyeni bir güne uyanırsınız, bir sabahı paylaşırsınız, bir şarkıyı, bir duyguyu, bir tebessümü…

Bazen sevdiklerinizle, bazen yeni dediklerinizle…

Bir şarkı sözü, bir film karesi, bir kitap bölümü, bir şiir mısrası alıp götürür sizi yıldız tozu bulaşmış hayallerinize.

Bazen de kanatlanır uçarsınız uçsuz bucaksız gökyüzünde.

İster bildik olsun sizinle olanlar ister yeni gelsinler hayatınıza; güzel anları paylaşmak değerlidir, kendi yolumuzda giderken kesişen yollarda.

Kendi yolunuzda bulduklarınızla yürürken öğrendikleriniz ve keşfettikleriniz de sayısız yıldız yağar ruhunuza…

Dileriz, keyif almayı değerli kılan bir hayatınız vardır. Ve bu hayatı bu ayda da özel olduğunu bildikleriniz ve belki de yeni fark ettiklerinizle keyifle yaşarsınız…

Editör

Ceyda Tezel

Editör’den

Kasım ayı sonbaharın bitimi… Kısalan günler, sararan yapraklar, yağan yağmurlar ve gittikçe soğuyan havalar…

Kışa hazırlanan doğayı hissetme, onun tekrardan doğuşuna kadar kendini dinlenmeye çekilme zamanıdır. Sonbaharın ruhumuza yansıttığı duyguların en tepe noktasına varışını simgeler Kasım ayı. Her şey değişim sürecindedir, yapraklar sararıp solmakta, kuşlar çoktan göçmekte… Doğa bizim de kendi içimize dönmemizi, belki biraz kendimizle hesaplaşmamızı sağlar o sessizlik içinde. Henüz kış gelmemişken, her şey daha hala değişmekteyken, sevdiklerinizle keyifli zamanları paylaşma zamanıdır…

Ey sevgi dediğim umut
Gel…
Beni bu karanlıktan çıkar
Aylardan Kasım…
Yağmur yağmur aşkım…

Sevgiyle kalın

 

Editör

Ceyda Tezel