Astroloji, Gelişimsel Evreler ve Astropsikoloji

,

Konu kişisel gelişim, koçluk ya da insan psikolojisi olunca çoğumuzun aklına astroloji gelmiyor. Bu cümleyi ‘doğal olarak’ diye bitiremedim çünkü öyle değil bugün astrolojinin bana göre en kullanışlı alanlarından biri ‘Astropsikoloji’ dir. Astropsikoloji, astrolojinin, doğumdan itibaren gezegen transitlerini ve burçların psikolojik ihtiyaçlarını, psikolojik gelişimsel evrelerle açıklayan bir alanı. Hem horoskopu hem de insanı gelişebilen, evrimleşen yapılar olarak değerlendirir ve haritalardaki gezegensel ilişkilerin bireydeki entegrasyon seviyesine ve bu seviyeyi yükseltmeye vurgu yapar.

Astropsikolojinin bize öğrettiği en önemli konu bireydeki gelişimsel dönemlerin bir şekilde transit gezegen döngüleriyle örtüşmesidir bunun en basit örneği bir çocuğun ilkokula başlaması döneminin haritasındaki ilk Satürn karesine denk gelmesidir. Evet tam 7 yaşında transit Satürn natal Satürne kare yapar ve çocuk otorite ile karşılaşır, yeni bir şekil almaya zorlanır ve bu yeni şey daraltıcıdır, sorumluluklar yüklenir ve öğretmen hayatına girer. Bu çocuğun yaşadığı ilk ciddi krizdir, alışıldık davranış modellerini bırakmaya zorlanır, başarıyla atlatılması için çoğunlukla desteğe ihtiyaç duyulur. Ya da Jüpiter in transitlerinin yıllık olarak çocuğa yansıması da buna örnek olarak verilebilir. Tek yaşlarda çocuklar daha uyumlu ve etraflarına karşı duyarlıyken, çift yaşlarında çok daha fazla kendilerine güvenen, asi, hırçın ve egosantrik olurlar. Bildiğiniz gibi Jüpiter her yıl bir burç geçer ve haritada ortalama 30 derece ilerler yani bir yaşındaki çocuğun Jüpiteri natal jüpitere aversiyon açısı yapıp onu desteklemezken ertesi yıl 60 lık (sekstil) açı yaparak çocuğu destekler, şımartır, özgüvenini artırır ve çocuk daha dediğim dedik olma cesareti bulur. Bu 3 yaşında kare açı ile çocuğa içsel sürtüşme yaratırken 4 yaşında üçgen açı ile destekleyerek yine özgüveni tavan bir problem makinası çocukla karşılaşırız. Örnekler bu şekilde çoğaltılabilir fakat bazılarınız şimdi ergenlik dönemini merak ediyor olabilir hemen söyleyeyim, 12 yaş ben dünyayı kurtarırım, siz hiç bişey bilmiyorsunuz gibi söylemlerin başlangıcı olarak ilk Jüpiter dönüşüdür, daha ne desin çocuk iki Jüpiterli bir birey olarak 😊

Gelişimsel evrelerin burçların psikolojik ihtiyaçlaryla nasıl bağlantılandrıldığını örneklememiz gerekirse benim en sevdiğim örnkler Başak, Terazi ve Akrep burçlarıyla ilişkili olanlardır. Şöyle ki Başak evresi 19- 26 yaş arasını kapsar ve kişinin iş hayatına atılıp küçük detaylarla oyalanarak tablonun bütününü hiç görmeksizin deli gibi çalışıp faydalı olmaya ve işini öğrenmeye, hizmet etmeye çalıştığı evredir. Yetişkinliğin acemiliği. Bütüncül olarak bakıldığında en çok çalışılan ve en az kazanılan, en az ne yapıldığının anlaşıldığı evredir. Terazi evresi 27-35 yaş arasında evlenip , ilişkide denge kurmakla ilgili derslerin bolca deneyimlendiği evredir. Bu evrede kişi hayatındaki herkesi idare eder ve ilişkisinin sürmesi için çabalar, neredeyse başka hiçbir yolu yokmuşcasına fedakarlık yapma eğiliminde olur. Bu evlilik ve sosyal ilişkiler meselesi başarılmalıdır zira. Fakat yaş 36 civarına geldiğinde kişi birden niye bu kadar çabalayıp bu kadar az doyum sağladığını sorgulamaya başlar. Akrep evresi sinsice başlamıştır, eşine, yakınlarına, annesine ya da mantıksız dayatmaları olan herkese rest çekecek gücü kendinde bulmaya başlar. Daha derin cinsellik ve gerçek yakınlık ihtiyacı duyar ve bunu hayata geçirmek için atılması gereken adımları atmaktan çekinmez. Gerçekten olmayan herşeye her duyguya açıkça meydan okur… Ebeveynler kaybedilir, ölümle yüzleşilir. Bu evrede eğer cesaretsizce davranırsa bir sonraki evreye geçemez ve gerçek dönüşüm ve büyüme şansını kaçırır. Hemen hemen herkes bunu hissettiğinden görünürde sağlam ama özünde zayıf olabilecek tepkiler verilir hayata karşı, motosiklet almak, eşinden ayrılmak ya da evlilik dışı ilişkiye girmek gibi, gerçekten acılı süreçle yüzleşilmeden kaçamak şekilde yapıldığında kişi büyüyemeyerek bir sonraki evrede yaşlanmaya başlar ve durumun yüzeyselliği anlaşılır. Bu evrelerin her biri bir iki yaş önce yada sonra deneyimlenebilir yada iki evre içiçe geçmiş olarak bir süre birlikte yaşanabilir. Mesela okulunu bitirmeden iş hayatına atılan biri Başak evresini 14- 15 yaşında deneyimlemeye başlayabilir, ya da başka biri daha geç bitirebilir.

Özellikle akrep evresi gerçek bir ikinci ergenlik evresi gibi deneyimlenir. Bu evrenin 9 yıllık süresince çok önemli gezegen transitleri eşzamanlı olarak yaşanır. Bu evrenin kalitesi, kişinin bu sert transitlere verdiği cevaplar ve kendi haritasındaki gezegensel kombinasyonları entegre etme seviyesi ile iilişkili olarak değişkenlik gösterse de başarılmış olması ile olmaması arasındaki fark bir sonraki evreden çıkarken hızla yaşlanma ya da sözüne danışılan örnek yetişkin modeli olması arasındaki farkla kendini gösterecektir.

Gelişimsel astroloji bireysel gelişim sürecimizle bebeklikten yaşlılığa bağlantılandırılan gezegensel döngülerini açıklar. Yukarda verdiğim örnekler çoğaltılabilir ve her yaş dönemine yayılabilir. Modern Astrolojinin en kullanışlı ve doğruluğu sınanmış alanlarından biridir. Kişisel gelişim ve kendini tanıma sürecinde kullanılabilecek pek çok bilgiyi bir seans gibi bir sürede sunan son derece gelişmiş bir araçtır. Danışanın kendini tanımasını ya da en azından o evredeki ruh halinin farkına varmasını sağlamak için kullanılabilir. Ister doğum haritası ister yaşam koçluğu danışmanlığı yapılıyor olsun danışanı doğru tahlil etmek çok kıymetlidir. Bu anlamda astropsikoloji bilgisi bize kısa yoldan rehberlik eder. Astropsikoloji, Astrolojinin bir süreci, olayı, durumu öngörebilmesini değil, onun birey tarafından deneyimleniyor olmasını önemser. Bu anlamda da astrolojinin uygulamasıyla da en danışan odaklı alanıdır ve koçluk ile doğrudan bağlantılandırılabilir.

Astrolojiyi ve her güzel bilgiyi insanlığın aydınlanması ve yükselmesi için daha fazla kullanabilmemiz dileğiyle, mutlu bir Eylül ayı olsun…

Sevgiler,

 

Ülgen CURA KARAARSLAN
Astrolog
Dip.ASA, ISAR CAP
www.instagram.com/uraniamercury/

Astroloji Nedir? Kişisel Gelişim İçin Nasıl Kullanabiliriz?

,

Bir yaz yağmuru ne anlama gelir? Ya da bir kara kedinin yanınızdan geçip gitmesi? Ormanlık alanda kuşların birdenbire havalanmaları ? işten geç çıkmanız? Komşunun çocuğunun bademciklerinin şişmesi? patronunuzun eşinin kayak yaparken bacağını kırması? Sokaklari suyla süpüren aracın sizin şeridinizi yavaşlatması? bunlar ne kadar anlamlı veriler, her yerdeler, her andalar, her gün milyonlarcasını okumadan yanlarından geçip gidiyoruz, sadece ilgili olduklarımızın farkına varıyoruz ve onlara anlam yüklüyoruz oysa ki hepsi eşit derecede anlamlı büyük tablo bakımından. Peki bütüncül olarak okuyabilseydik bu verileri nasıl olurdu? Neler değişirdi, ya da kendimizle ilgili olanları en azından doğru okuyabilseydik?

Bu noktada Astroloji aklıma geliyor işte. Astrolojinin kadim zamanlardan beri üzerinde çalıştığı şey tam olarak astronomik göstergeleri kullanarak karmaşık görünen bilgiyi okumak. Fakat hala bir çerçeveye ihtiyaç var örüntümüzün anlamlı olabilmesi için, bir bireysel harita ya da olay anı haritası gibi. Veri denizinden ilgili verileri çekmek gerekiyor ardından. Bu konu ile ilgili sınırlarımız ise astrolojinin hali hazırda bilinen bilgileri ve astroloğun yeterliliği oluyor. Sanıldığının aksine çok fazla çalışma, gözlem, deneyim gerektiriyor, bu yapılmadığı takdirde derinleşme sağlamıyor ve gölgesine düşülüyor.

“Astroloji ne değildir ya da nedir?” başlıklı sayfalarca yazı yazılabilir, evrendeki eş zamanlılığın en iyi göstergesi olması bakımından pek çok bilim adamı tarafından kullanılmış bir yöntemdir mesela tarihte. Günümüzde ise bilimsel çevrelerce yok sayılır ve tüketim anlayışımızın gerektirdiği şekilde ‘işe yaramazsa yaramasın fakat iyi satılsın’ metası durumundadır. Oysa ki farklı alanlarda insanların yararına kullanılabilecek çok güçlü bir araçtır, özellikle kişinin kendini tanıması için çok faydalı bilgiler sunar. Kişinin kendi gücünü eline alabilmesi için yapması gereken iç gözleme tarafsızca ışık tutar, bununla birlikte olası bütün verileri okumayı bilen bir astroloğun dahi kendi haritasının zayıf yönlerini okuyabilmesi zaman alır. İnsanların iç görü geliştirme süreçleri ile doğru orantılı olarak gelişecek bir objektiviteyi gerektirir. Bu yönüyle de görüldüğü gibi bir sihirli değnek değildir.

Astroloji çok güzel bir bilgidir, iyi insanların elinde çok güzel bir araçtır, astroloğun bunu tarafsızca kullanabilmesi, gölgesine düşmemesi, kendi merkezinde kalabilmesi bu bilgi ile şımarmaması için farklı beceriler kazanması gerekir. Gölgesi ne mi? ‘Seni senden daha iyi biliyorum ile başlayan, bunu şunu yapmazsan kıyamet kopacak’ ile biten insan egosu. Pek çok kişisel gelişim aracında olduğu gibi danışanı kendi gücünü kabule sevk etmek yerine bağımlı kılmak, merkezlenmesine katkı sağlamak yerine, yerine merkezinden saptırmak riski. İşte bu noktada danışmanlık becerileri, etik ilkeler bilgileri yanında, tarafsızlık, merkezlenme ve sınırlar ile ilgili bilgileri de doğru anlamak ve kullanmak gerekir. Danışanı kendini tanımaya, kendi kararlarını almaya cesaretlendirmek, başka bakış açılarının varlığını ve bunların seçilebileceğini fark etmesini sağlamak hem astroloğun hem de danışanın kişisel gelişimi bakımından çok faydalı olacaktır.

Astrolojiyi ve her güzel bilgiyi bütünün aydınlanması ve yükselmesi için kullanabilmemiz dileğiyle

Sevgiyle…

 

Ülgen CURA KARAARSLAN
Astrolog
Dip. ASA, ISAR CAP
www.instagram.com/uraniamercury/