Kendimizi İfade Etme Şeklimiz

,

Eril-Dişil enerji dengemizin kendisini baskın bir şekilde gösterdiği alanlardan biri de kendimizi ifade şekillerimizdir.

Kişi anlamadan, dinlemeden ya da karşı tarafa hiç söz hakkı vermeden anlatma eğiliminde ise Yıkıcı eril enerji tavrındadır.

Genellikle yüksek bazen de oldukça yüksek ses tonu kullanır.

Ne kadar bağırırsam o kadar anlaşılırım gibi bir inancı vardır.

Zihni hep kendi söyleyecekleri ile doludur.

Günlük sohbet esnasında bile hep kendi konuşmak ister.

Hoşuna gitmeyen ya da katılmadığı fikirleri tamamen reddeder.

En son söylenecek sözü ilk başta pat diye söyleyebilir.

Kişi sürekli olarak söylemesi gerekenleri, fikrini söylemekten kaçınıyor, duygularını içine atıyorsa büyük olasılıkla pasif dişil enerji alanındadır.

Bu kişiler sıklıkla Boğazıma bir yumru oturdu, dilimin ucuna kadar geldi söyleyemedim deyimlerini kullanırlar.

Kimseyi kırmamak maskesi altında sürekli kendilerini kırarlar.

Sonrasında da kimsenin onları anlamadığı manipulasyonunu yapabilirler.

Söylenmesi, ifade edilmesi gereken durumları, hisleri iş işten geçtikten sonra belirtme eğilimi vardır.

Doğru zamanlamayı asla yakalayamaz.

Ses tonu çok düşüktür.

Çoğu zaman karşı taraf konuşan kişiyi duymakta zorlanır.

Denge; ifade etmemiz gerekenleri süzebilip doğru zamanda doğru ses tonuyla ifade edebilmektir.

Sözlerimiz büyülüdür.

Yaratma gücü vardır.

Ağzından çıkanı kulağın duysun…

Söylediklerimizle yaptıklarımızın bir olması yine 5. çakra hakimiyetindedir.

Özü, sözü bir olmak dedikleri tam da burasıdır.

Didem Öztabak

Didem Öztabak

Didem Öztabak

Yazarın Diğer Yazıları