Dünya Limit Aşım Günü

,

Ben bu terimi geçtiğimiz ay ilk defa duydum. Dünya nüfusunun ilgili yıl içerisinde tükettiği kaynakları, dünyanın tekrar yerine koyma/yenileme kapasitesinin aşıldığı tarihi gösteren bir kavram. WWF (Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) Türkiye’nin tanımı ile “insanlığın doğayla ilgili taleplerinin, dünyanın bir yılda üretebileceği kaynakları aştığı gün”. 1970 yılından bu yana bu tarih hesaplanıyormuş ve günümüze geldiğimizde ortaya çıkan tablo tahmin edebileceğiniz üzere oldukça korkutucu! 1970 yılında bu tarih 29 Aralık’mış. Yani kapasite aşılmamış. 1980’lerde kapasite aşımına Kasım ayında gelinmiş, 1990’ların başında Ekim ayı ve gittikçe erkene çekilen kapasite aşım tarihleri. Ve 2018 yılına geldiğimizde henüz 1 Ağustos’tayken bu yıl içinde tükettiğimiz kaynakları yenileme kapasitemizi aşmışız! Gezegenin bizlere sunduğu bir yıllık kaynağı yalnızca yedi ayda tüketmişiz. Su, toprak, temiz hava ve yeryüzünde bulunan diğer tüm kaynaklar… Pratik olarak, son bir aydır 2019 yılından tüketiyoruz!

Doğal yaşam aktivistlerine göre bu kaynakları yerine koyabilmek için 1.7 dünyaya ihtiyaç var. Bizim yalnızca 1 dünyamız var… Çevrenize bakın, yaşadığınız mahalleye, kente, ülkeye ve tüm dünyaya. Ne kadar çok tüketiyoruz? Yalnızca insanlığın kullanımına sunulu sandığımız suyu, toprağı, havayı ve diğer tüm kaynakları.

“İnsanlık bir bütün olarak yeterince kalkındı.” diyerek başlıyor bir konuşmasına spritüel lider Şivaram Swami. “Hala sürdürülebilir kalkınmadan bahsetmek anlamsız, sürekli kalkınma isteyebilirsiniz ama bunu elde edemezsiniz. İnsanlık bir bütün olarak yeterince kalkındı. Hali hazırda gezegenin sahip olduklarının %50sinden daha fazla kaynağı gezegeni yok etmek için kullanıyoruz. Ve pratikte daha fazla kalkınmak mümkün değil! Eğer herkes için bir gelecek istiyorsak, o halde kalkınmaktan ziyade var olan zenginlikleri yeniden paylaştırılmalı ve %50 kesinti yapılmalıyız. İşte sürdürülebilir olan budur.” diyor ve ekliyor: “Sahip olduklarınızla yetinin! Ağaçlara bakın, onlar yalnızca belli bir yüksekliğe kadar büyürler. Öylece sürekli olarak büyümeye büyümeye ve büyümeye devam etmezler. Onlar bizden daha iyi biliyorlar ki, eğer çok fazla büyürlerse devrileceklerdir.”

Eğer böyle devam edersek, çok değil, belki de çoğumuzun görebileceği bir zamanda, çocuklarımızın henüz genç oldukları bir zamanda bu kapasite aşımını yıl yeni başladığında hatta belki de daha başlamadan önce yaşayacağız. Bunu önlemenin en temel yollarından biri ise bana öyle geliyor ki, Swami’nin dikkat çektiği nokta: “sahip olduklarımızla yetinmek!”. Yeryüzünde sahip olduğundan fazlasını isteyen tek canlı türü bizleriz. Yeni her neye sahip oluyorsak ondan duyduğumuz mutluluk duygusu [psikiyatristlere göre] sadece 6-12 hafta sürüyor. İster yeni bir bardak almış ol ister bütün malvarlığını ortaya koyup çok değerli mücevherler, 3 aydan kısa bir zamanda ona ilişkin duyduğun haz bitecek. Ve sen yenisini almak isteyeceksin, sahip olduğundan fazlasını…

Belki şimdi bunları okuyunca bir karar verirsin, dünya için küçük ama senin için büyük bir karar olur bu: daha az tüketmeye, doğayla uyum sağlamak için daha çok çaba sarf etmeye başlarsın. Günlük hayatında sürdürülebilir değişiklikler yaparsın. Ve belki bu kararı senden görüp birkaç kişi daha uygular ve belki onlar da çevrelerindeki birkaç kişiye ilham olurlar. Belki bir gün o ilk adımın artık ‘senin için küçük ama dünya için büyük bir adım’ halini alır…

Ebru Oğuş, PCC
Profesyonel Koç – Koç Eğitmeni

Ebru Oğuş

Ebru Oğuş

Yazarın Diğer Yazıları