Güçlü Soruların Gücü

,

Geçtiğimiz hafta bir uluslararası toplantıda çok sayıda katılımcıyla bir araya geldim. Toplantı programında güçlü soru sormanın önemine ilişkin bir bölüm vardı. Üçer kişilik gruplar oluşturduk; bir kişi kendisiyle veya yaptığı işle ilgili önemli olduğunu düşündüğü bir soruyu grupla paylaştı. Gruptaki diğer iki kişi sorulan sorudan yola çıkarak aklına gelen güçlü soruları sırasıyla sordu.  Çalışmanın kuralları arasında “Sorulara yanıt vermemek, varsaymamak, yargılamamak ve meraklı olmak,” vardı.  Süre bittiğinde sorusunu grupla paylaşan kişi kendisine yöneltilen sorular üstüne birkaç dakika düşündükten sonra sorusunun ilk halini gözden geçirdi ve tüm bu sürecin sonunda neler hissettiğini grupla paylaştı. Çalışmanın sonunda bir katılımcı gözleri dolarak “Bu çalışmanın yaşamımda bir dönüm noktası olacağını hiç tahmin etmezdim!” dedi. Bana gelince koçluk eğitiminden alışık olduğum için çalışma boyunca soruları kolaylıkla ve keyifle yönelttim. Bununla birlikte bana gelen sorular farkındalığımı artırarak kameramın bakış açısını genişletti. Peki birbirini tanımayan, dünyanın başka yerlerinden gelmiş kişilerin sorduğu sorular nasıl oldu da gözümüzü doldurup yaşamımızda dönüm noktası olacak kadar önemli bir farkındalık sağladı? Benim buna cevabım güçlü soruların gücünü anlamaktan geçiyor. Çalışma sırasında yaşadığımız sessizlik anları, beş duyumuzla hissedebildiğimiz ve hayal gücümüzü harekete geçiren sorular bizi o kadar etkilemişti ki farklı kültürlerden gelmenin bir önemi kalmamıştı.  Sadece kulağımızla değil kalpten dinlemek; çocuk merakıyla, varsayım ve yargılardan uzak sorular sormak bizi kendimize ve birbirimize yakınlaştırmıştı.

Dışardan bakıldığında basit bir çalışma gibi görünse de güçlü sorular aracılığıyla bir konuyla ilgili ne kadar farklı bakış açılarından yaklaşabileceğimizi görmek etkileyiciydi. Bu çalışma sayesinde güçlü soruların evrensel boyutunu, ilk kez karşılaştığımız insanlarla birlikte deneyimledik. Çalışma sırasında içimize ışık tutan sorular zihnimizi ve kalbimizi açarak bizi merak duygumuzla yeniden tanıştırdı. Bu çalışmaya katılmak  bana güçlü sorular sormanın yaşam boyu kendimize eşlik edebilme becerisiyle ilgisi olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Güçlü soru sormak aslında bir kıvam tutturma becerisi. Her yeni günde geçmişten bugüne getirdiğimiz donanım ve bilgileri süzüp bunları deneyim ve sezgilerimizle harmanlıyoruz. Kendimizi tanımak, ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi anlamak için sorduğumuz güçlü sorular sayesinde kendimizle ve yaşamla bağ kuruyoruz. Kurduğumuz bu bağ da bize derin bir iç görü sağlıyor. Bu kıvamı tutturduğumuzda hem kendimizle hem de karşımızdakiyle daha rahat temas edebiliyoruz.

Güçlü sorular sadece koçlukta değil tıpkı toplantıdaki katılımcının deneyimlediği gibi yaşamın pek çok alanında yolumuzu açıp dönüştürücü olabiliyor. O zaman yollarımızın açılmasını kolaylaştırmak için belki de birlikte bu çalışmayı gerçekleştirmeyi deneyebiliriz. Katılmak isterseniz sizler de buyrun, gücünü içerden aldığımız, kendimize ve başkalarına sorduğumuz güçlü sorularda buluşalım.

 

Mevlüde Sahillioğlu