Sahne Senin

,

Son cemre de düştü toprağa… Bahar kapımızda… Hoş “mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır”ı da yaşadık” ama NİSAN ayı geldi çattı. Yaza 2 ay kala artık yüreklerimiz hoplamaya kıpraşmaya başladı.

Güneşi tenimizde hissettikçe, daha pozitif hislerle kucaklamaya başladık bile hayatı.

Kış boyunca çok karamsar gördüğüm birçok insanın, havaların ısınmaya başlamasıyla daha ılımlı, daha keyifli yaklaşımları, sohbetleri benim de içimi ısıtır oldu.

Zor zamanlar geçirdik. Toplum olarak pek çok sınavdan geçtik. Bireysel ne çok yükler aldık kim bilir, ama geçmez dediğimiz günler geçmedi mi, dinmez dediğimiz acılar dinmedi mi?

Geçer sevgili dostlar. Ömür varsa, nefes varsa bu hayatta tüketeceğimiz, hepsi geçer, gider… Belki daha ağır sınavlar çıkar önümüze. Belki su gibi akar geçer ömrümüz mutluluk ve keyifle, ama geçer gider hepsi göz açıp kapayana dek.

Biz ne aldığımıza bakalım hayat denen perdesi kapanana dek oynadığımız şu oyundan.

Bazen oyuncular değişir, bazen mekânlar… Bir tek sen başroldesindir. Figüranlar olur senin oyununda, görevi biter çıkar gider. Rolü iyi karakterdir kiminin, kimineyse kötü oyuncu olmak düşer senin hayat denen film karende.

Teşekkür et yolla, hayat oyununda karakter olmuş herkesi, her kareyi… Çünkü hepsi, her insan, her zaman dilimi, her mekân ayrı bir şey kattı senin bugünkü sen olmana.

Daha da güçlendirdi seni. Hani derler ya “öldürmeyen acı güçlendirirmiş”

Bak şimdi şöyle bir tepeden, biraz yukarılara çık, uçarmış gibi; gökyüzünde biraz özgür hisset. Kendini izle, hayatını, bir film şeridi gibi… Canını en acıtan ana git, canını en acıtan kişiyi şöyle bir tepeden izle, yargılamadan… Sadece o ana odaklan. Acı çeken, kırılan kırmamak için belki susan seni şöyle bir gözlemle…

“Aciz misin? Korkak mısın? Küçüldün mü? Değerin düştü mü?” karşındaki kadar acımasız ve riyakar olmadığın için.

İzle, gözlemle kendini. Belki bilmiyordun ama en doğrusuydu yaptığın aldığın rolde.

Suçlama kendini. Geçmişe dönüp dönüp ağlama, dövünme… Hayatta herkesin bir rolü vardır. Çoğu sahnesine göre değişir, kimi rolde KURBAN’sındır, kimi rolde KURTARICI bazense CANİ…

Lütfen sor kendine: kime göre? Neye göre? diye…

Cevabı bir tek sen bilebilirsin. Hayat öyle bir oyun ki; bazen rolün gereği KURBAN olman gerekmiştir, yaşadığın rol gereği KURBAN’ı oynamak düşmüştür kaderine. İsyan etme sakın. O an durum o idi. Kurban olarak çıktığın sahneden bir bakmışsın ki CANİ rolüne dönüşüp yakmışsındır her şeyi. Yıkmışsındır tüm gerçeklerini, değerlerini… Yeni bir perdede KURTARICI rolünde belki de kurtaracaksın tüm hayallerini, tüm hayatını…

Emin ol izledikçe, gözlemledikçe yüklerin daha da azalacak. Daha da hafife alacaksın hayatı. Gülüp geçeceksin o çok kızdığın olaylara.

Tahammül edemediğin insanların aslında bir figüran, altında ezildiğin hayatın bir sahne olduğunu ve anladığın an dinmiş olacak tüm kaygı ve ızdırapların.

Teşekkür et hayatın sana kattıklarına, teşekkür et senin sen olmana sebep olan tüm figüranlara, teşekkür et yaşadığın dayanılmaz anlara…

Onlar sayesinde bugünkü SEN oldun!

Hepsi senin varoluşuna, hayata daha sıkı sarılmana sebep küçücük ayrıntılarda aslında görevlerini tamamlayıp minicik bir nokta oldular evren denen koca alemde.

Şimdi yavaş yavaş süzül aşağıya ve yaşadığın ana dön… Daha keyifle sarıl hayata…

Sarıl sımsıkı sevdiklerine… Seni olduğun gibi; eksiğin yada fazlanla yargılamadan, sınırlamadan seven, kabul eden herkese sarıl sımsıkı… Daha çok bil onların kıymetini artık. Ama onların sana verdiğinden daha fazlasını verme, sakın bozma dengeyi.

Mutlu olmak istiyorsan eğer, düşünmenin, savaşmanın, debelenmenin gereksiz efor ve yük olduğunu keşfettiğin an açılacak tüm kapılar sana…

Su gibi geçecek ömrün. Yeter ki berrak ol, yeter ki şeffaf ol. Çünkü sen doğallaştıkça yapay olan hiç bir şey barınamaz etrafında.

İşte şimdi bahar geldi. Güneşin nasıl parladığını, çiçeklerin nasıl güzel açtığını, misler gibi koktuğunu hissettikçe alacaksın alman gereken keyfi. İşte o keyif, mutluluk olarak akacak her bir zerrene. Sadece sen seç rolünü… Bu hayatta ne olmak istiyorsun? Hayattan ne bekliyorsun? Unutma başrol oyuncusu sensin, sahne sana ait…

Lütfen yap seçimini ve senin istediğin şekilde kapat perdeni.

Sevgi ve mutluluk bir ömür bizim olsun. Tabii ki sahnenin en önünde yüzümüzde kocaman gülümsemelerle…

Hülya Akman

Hülya Akman

Hülya Akman

Yazarın Diğer Yazıları