Hedefin Önemi ve Niagara Çağlayanı

,

Hedef, isteyerek, odaklanarak, tutku ve motivasyonla bizi ileri taşıyacak, kendimizle uyumlu, anlamlı bulduğumuz, bize çok cazip gelen ya da bizi içinde bulunduğumuz durumdan yani konfor alanımızdan çıkaracak kadar bunaldığımız ve artık bu sıkıntıya katlanamayacağımız bir sürecin başlayıp, eylem planıyla somut bir sonuca ulaşmaktır. Yapılan araştırmalarda, hedefi olan ve bu hedefi detaylandıran kişilerin, hedefi olmayan kişilere oranla başarı, huzur, cesaret ve kendilerine güvenlerinde artış görülmekte.

Peki, hedef belirlemek gerekli midir?

Bunu “Niagara Sendromu” ile açıklayabiliriz. Metaforik olarak, hayat bir nehir, bizler de nehrin içindeki insanlarız. Çoğu insan, kafasında kendisi, ailesi, işi, sağlığı ile ilgili seçimler, yol ayrımları, kararlar, günlük korkular, stresler, planlarla birlikte nehrin sonunda nereye çıkacağını bilmeden akıntıya kapılır. Nehir, insanları özel bir çaba sarf etmeseler de taşır ve kişiler nehrin içinde olmaktan memnun olabilirler. Tıpkı en mükemmel evde oturmasak da hepimizin başını sokacağı bir evi olması, okul birincisi olmasak da okulun bitirilmesi gibi, zaman içinde mutlaka değişim yaşanır. Sonuçta insanlar kendilerini nehrin akıntısına bırakmayı tercih ederler, kendi hayalleri, değerlerini yönetmek yerine çevre tarafından yönetilen insan topluluğuna katılırlar ve hayatlarını bilinçsizce akıntıya bırakırlar.

Derken bir gün sular kabarır ve insanlar akıntıya ters yönde yüzmeye çalışırken bir de bakarlar ki Niagara Çağlayanı’nın çok yakınındalardır. Aşağı düşeceklerdir. İşte ancak o zaman kükreyen suların sesi onların huzurunu bozup, bugün hayatlarında yüz yüze kaldıkları güçlüklerin, çok büyük olasılıkla nehrin akışında ilerlerken verilebilecek uygun kararlarla önlenebileceğini fark ederler. Kiminin hayalleri huzurlu bir kıyıda biter, kiminin de Niagara Çağlayanı’nda.

İşte hedefimiz, olaylara karşı bir stratejimizin olması bunun için önemlidir. Çünkü hayat tıpkı bir nehir gibi bizi bazen istemediğimiz noktalara getirebiliyor. Planlarımız, sağlığımız, maddiyatımız bazen elden gidebiliyor. Hedefimiz varsa, başımıza gelen olumsuzluklarda kişinin toparlanması daha kolay olabiliyorken, olaylarla ilgili öngörüsü, detaylı bir planı kısaca hedefi olmayan kişi için bu süre daha da uzayabiliyor ya da kişi düştüğü çağlayandan yukarı çıkamayabiliyor.

Hayatımızı başkaları tarafından değil, kendi verdiğimiz kararlar doğrultusunda yönlendirdiğimizde onun kontrolünü de elimize almış oluruz. Hedeflerimize ulaştıracak kararları aldığımızda ve uyguladığımızda Niagara Çağlayanı’na gelmeden doğru kararlarla karşımıza çıkan engelleri alt etme şansımızı da çoğaltmış oluruz.

İlknur KAYA TURAN
Ekonomist, Profesyonel Koç

İlknur Kaya Turan

İlknur Kaya Turan

Yazarın Diğer Yazıları