#kalbimlesohbetler

,

#43 Yogi, bedeni bir asanaya girmek için kullanmamaktadır. Asanayı, bedenin derinlerine girmek için kullanır. Bir yoga pratiği ile bedende ters giden olası durumlar teşhis edilebilir, bir başkası ile rehabilite edilebilir… Yogi, duruşta nasıl göründüğü ile değil, nasıl hissettiği ile ilgilenmektedir. Böylelikle içindeki şifacıya ulaşır. 15 gündür sol kolumu kullanamıyorum. Üstelik bir de solağım. Boynum da hareketsizlik istemekte 15 gündür. Sağına soluna bakma, dik otur, dümdüz yürü diyor. Oturduğum yerden ancak ayak bileklerimi döndürüp, bacaklarımı esnetebiliyorum. Her gün egzersiz yapan birine, işi bu olan birine zor tabii… Kanatlarım düşüyor arada, uçamıyor ruhum. Küser gibi oluyorum her şeye. Sonra diyorum ki, yapma, neler var hayatta. İnsanlar neler yaşıyor… Ama bu da benim kendi evrenim. Herkesin evreni kendine büyük… Bir süredir stüdyomuzu kaybetme riski vardı. Site yöneticileri, bir iki meraklı komşu ve güvenlik görevlilerinin, başka hiçbir konuda olmadığı kadar titizlikle çalışmaları neticesinde pes dedim. Aslında pes değil de eyvallah dedim. İçimin bir yanı biliyor ki; güzel bir şeylere hazırlıyor beni bu olanlar. Ama insanız ya, nefs var ya… İşte hep o nefsin suçu. Üzülüyor insan, kırılıyor dalları. Yük ediyor kendine umutsuzluğu, taşıyamıyor boynu, kolları. Sol yana yakın ya kalp. Sol tarafı ağrıyor insanın. Bir işim de bu… deneyimlediğimiz negatiflerin, görünenin ötesindeki sebeplerine ulaşmak. Her neyse… Stüdyomuzun camında şu yazı yazardı. “Dedikodu yapmayın, insanlık için faydalı işler yapın.” Çünkü biz hep öyle yaptık, yapmaktayız. Akıl, ruh, beden sağlığı için çabalıyor, sağlıklı toplumlar sağlıklı bireylerden oluşur diyor, bir yandan da ihtiyaç sahipleri için özel çalışmalar yapıyorduk. Yine yapacağız… Yıllardır bu amaçların biri ya da hepsi için bir araya gelmiş, yoga dostluğu yapmış, bir ileri aşamaya geçip ömürlük dostlarım olmuş canım herkes; yeni sezonda, yeni bir mekanda görüşeceğiz. İstiyorum ki huzurlu olsun, neşeli olsun, daim olsun. Kem gözden kötü sözden uzak olsun. İsterse çamurdan olsun. Dediği gibi kalbimin: çatıyı pencereyi ne edeyim, dünya benim evim • yalnız değilim hiçbir zaman, temiz her kalp benim kardeşim • yarın doğmasa bile yeni bir gün, ben bu karanlığın da gözlerinden öperim • Eyvallah, Namas Te #kalbimlesohbetler #dunyabenimevim

#44 Birazdan yazacağım alıntıyı okuyunca eminim tüm yogacı arkadaşlarımın aklına vishudhha ve anahata gelecektir. 5. ve 4. çakralar… Tekkeden ashrama, doğudan batıya, gezdikçe, okudukça, tanıdıkça, bilginin “bir”liğine bir kez daha şahit oldukça… Diyorum ki; bir, insan bir olamıyor. Bir, insanda bir telaş, bir yer kapmaca, bir köşe dönmece… Bir, insanda bilerek ve isteyerek acıtma. En zor zamanlardan geçiyor olsa da acıtmaya çalışıyor insan diğer insanı. Bir insan, bir toplum oluyor. Bir olmayınca bir insanla diğeri, toplumlar hep ayrı, hep ikilikli. Bitmiyor kavgası insanın. İçindeki kavgası da bitmiyor, dışındaki de. Bakın canım Asu Mansur ne inciler dökmüş #khamkarak ta: “… Nazar boncuğu diye bilinen tengri karaklar, tanrı gözü anlamına gelir. … İnsanın iç doğasında gök, boyun bölgesinden itibaren başlar. Buna istinaden mavi olan nazar boncuğu boyundan yukarı bir yere takılmalıdır. … Yeşil olanlar ise boyundan aşağı asılmalıdır. Çünkü insanın iç doğasında beden, boyun altından başlar. … “. Uzun uzadıya çakra anlatacağına as boncukları as… Camdan olsun ama, plastik değil. Tıpkı insanın candan olanı gibi… Hakikisinden olsun. #kalbimlesohbetler

#45 Ayurveda’ya göre her insanın iki tür hâli vardır. Birincisi yaratılışla gelen prakritisi (mizacı), ikincisi ise yaşam deneyimi boyunca oluşabilen vikritisi, mizaç bozulması ya da dengesizliğinin mevcut durumu (hastalık, rahatsızlık, mutsuzluk, depresyon vb). Vikriti, aslında doğrudan hastalık anlamına gelmez. Hastalık için potansiyel ortam oluşmaya başlamış demektir. Ayurveda terapisti olarak bizlerin görevi, prakritiyi vikritiye yaklaştırmaktır. Bunun için ayurvedik terapi uygulamaları yapılır. Yine ayurvedaya göre olası vikriti sebeplerinden birkaçı şunlardır: *Genetik yapıdaki bozukluklar *Dengesiz ve/ya yetersiz beslenme *Bağımlılıklar *Takıntılar *Ağır metaller/kimyasallar (aşılar, ilaçlar vb) *Karın bölgesinde yağlanma *Bastırılmış duygular *Beden zekasını dinlememek *Beden tipine uygun olmayan egzersizler yapmak (bunu daha sonra detaylı yazacağım) *Açık havada yalnız uyumak *Aşırı seyahat etmek *Yetersiz ya da rahatsız uyku. Peki, prakriti ne zaman normale döner? Ayurvedik terapi uygulamaları sonrasında, ilk derin uyku ile… Bundan sonra şifa gerçekleşmeye başlar. Ağrı Sargısı: Kol, bacak, boyun ve bel ağrılarında uygulanabilecek olan bu sargı için öğütülmüş defne yaprakları, kepekli un ve sirke ile hamur yapılır. Ağrılı bölgeye sarılır. Alerji vb durumlar olması halinde dikkat edilmelidir. Sargı üç gün boyunca gece boyu tutulur. Gündüz çıkarılır. #kalbimdentarifler #kalbimlesohbetler #ayurveda

 

Aslı Can
Yoga Eğitmeni