#kalbimlesohbetler

,

#60 Şimdi böyle pis pis bakınca, Madonna gibi cool oldum sanıyorum ya; işte “gibi” sanmak, yapmak, olmak, hep bir yanılgıya sürüklüyor bizleri. İnstagramda birini takip ediyorsun, kadın/adam müthiş bir motivasyon kaynağı. Her gün yediklerini, içtiklerini, yaptıklarını görüyorsun. Sen de aynısını yapıyor, yapmaya çalışıyor ya da yapıyor gibi yapıyorsun. Gel gör ki; ona bu denli yarayan juice, sana yaramıyor. Onun kaslarını patates gibi şişiren tatlı patates, senin göbeğini şişiriyor. Kombucha, chia, goji berry ve daha niceleri… Havada super foodlar uçuşuyor. Ben de yesem superfood, olsam superman diyorsun. Kombuchayı yapıp içiyorsun. Uçuyorsun da… Ama süpermenlikten değil, süper gazdan uçuyorsun. Çünkü, mizacını bilmiyorsun. O kadın/adamla senin mizacınız tamamen farklı olabilir. Onu süpermen yapan seni süpürebilir. Yoga yolculuğum Astanga Yoga ile başlamıştı. 2000lerin başında, Mysore sınıflarına katılıyordum. Headstandlerde dakikalarca kalıyor, matın arkasından önüne uçuyordum. Zayıf, fit ve mutluydum. Bir gün çocuk sahibi olmak istedim. İki yıl sürdü hamile kalabilmem. Sürekli tepe üstü durmaktan muhtemelen, prolactin seviyem çok yükselmişti. Çocuğum olması için önce hormonlarımın dengelenmesi gerekiyordu. Şimdi aradan geçen yıllardan, yürünen yollardan sonra, hocamın dediğine geldim; evet, Yoga bir deniz ama Ayurveda bir okyanus… Beden tipi tespiti, yiyip içtiğimizden, yaptığımız yogaya kadar, doğru olanı bulmak için elzem. Beden tipi tespiti dediğimiz şeyi çok da gözünüzde büyütmeyin. Ortalık harika ayurveda kitapları ile dolu. Bir uzmanla çalışmak elbette daha düzenli, bilinçli ve disiplinli bir yola girmenize yardımcı olacaktır ama kitaplar da en azından ayurveda okyanusunun birazında ıslatıyor bizleri. Mesela, yukarıdaki kendi hikayemi aklıma getiren, okurken “aaa resmen beni anlatıyor” dediğim Ulli Allmendiger’in kitabının girizgâhı oldu. Oldukça güzel bir Türkçe kaynak olmuş: Ulli Allmendiger / Ayurveda #kalbimlesohbetler #ayurveda

#61 Anlata anlata bir hâl oldun… Anlaya anlaya başka bir hâl. Yoga yapmak bir hâldir, yoga yaşamak başka bir hâl. Kendi kelimelerini kullanmak bir hâldir, başkasınınkini sahiplenmek başka bir hâl. İçinde hâlâ çok yabancı hissettiğim “yoga” dünyasının içindeki 16. sene dönümümde, 3. Can, Nefs ve Nefes atölyemi yaptım. Yaptığım her ders gibi bunda da kendime bir ders çıkardım: yoga matım kesinlikle en iyi şifacım. Uzun yol yapmış tır lastikleri topraklanırmış ya benzinliklerdeki toprak sahalarda…. İşte benim uzun “yıl” yapmış kalbimi de yoga matım topraklar öyle. Hafiften sokulup göğsüne, bir gülüverirsem; bin gül açtırıverir dünyamda. Sanki hiç katakulli görmemiş gibi masumlaşır dünyam. Sanki hiç ağlamamışım gibi neşelenir, hiç öfkelenmemişim gibi huzurla dolarım. Biter geri kalan, geride kalır. Her şey saflaşır, dua gibi tertemiz olur. Duam hep aynıdır. Bazen, duruma göre, belki beddualaşır “Herkes ne yaşatıyorsa onu yaşasın.” Atölyemin adındaki Can; görünür, Nefs; görünmez, Nefes ise olmazsa olmaz yanımızı temsil eder. Beden, zihin ve ruh… Kalp eksik mi kalmış? İşte onu da atölyeye gelenler tamamlar. Bir kalp, bir kalp daha, bir kalp daha… #kalbimlesohbetler

#62 Hızla giden bir araç camından dışarı baktığımızda, etrafın birbirine karışmış renkleri ile siluetini görürüz. Araç yavaşladığında ise, çevrede olan biten, ağaçtan buluta, her şeyin farkına varırız. Düşüncelerimizde, sözlerimizde, hareketlerimizde, su içerken, yemek yerken, konuşurken yavaşlamak işte bu idraki yaratır. Yavaşlamak, yaşamımıza zerafeti, nezaketi ve şefkati getirir. Bu üçünün içinde olmadığı hiçbir şey barınamaz artık hayatımızda… Yavaşlamak güzeldir. “Tanrım…! Beni yavaşlat, Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir. Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele. Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver. Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol. Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, Güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı… Hülyalara dalabilmeyi öğret. Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim… Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR, ikisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver…” Bu bir Hitit duasıdır. #kalbimlesohbetler

#63 A CHAT 90’ların sonundan beri, dünyanın ve de ülkenin dört bir yanında yoga ve ayurveda öğrenmek için, onlarca hocaya, eğitime gitmişken, artık eğitim alma, yeni bilgi öğrenebilme limitimi doldurdum sanırken; bu hafta sonu, 7 ay sürecek çok yoğun bir “Ayurveda’da Uzmanlaşma” eğitimi için yola çıktığım andan itibaren kendime notlar almaya başladım. Birkaçı şöyle: *İnsan, yaşamında yeni bir pencere açmak istiyorsa, emek vermeli. İki sokak ötedeki yoga stüdyosuna gitmeye üşenmemeli, mesela. Burnum ağrıyor, yağmur yağıyor, ya da pahalı buluyorum deyip, yoga yapmamak için nedenler (bahaneler) üretmemeli. Hele ki; aynı burun ağrıyorken avm gezebiliyor, ya da yoga dersine vermek için çok fazla bulduğu ücrete 7. siyah kazağını alabiliyorsa.*Her gün iç içe, dip dibe olup da, dedikodudan başka bir muhabbete giremezken, dostuz sanan da olabilir, kırk yılda bir bir araya gelip de kırk yıllık hatır yaratan da. *İnsan, bir hocasını çok sevebilir, çok sayabilir… Bunlar o kişi iyi bir hoca ya da iyi bir insan olduğundan olabilir. Ama öğrenci, başka hocalardan öğrendiği her yeni kelimede, minnetle anıyorsa o ilk hocayı, işte o, belki yine iyi bir insandır ama kesin olan şu ki; o, çok iyi bir hocadır. *3 günlük yoğun programın yarattığı beyin yangını sonrası son notum şöyle idi: Tüm zorluğuna rağmen, buraya gelerek harika bir iş yapmışım! Bu pekiştirmekte olduğum bilginin insana fayda sağlamaması mümkün değil! Bugüne değin yapmış olduğum tüm Can, Nefs ve Nefes Atölyeleri ve sonrasında her bir katılımcıya hazırladığım “İyi Yaşama Programları” yogik ve ayurvedik yaşama giriş için harika anahtarlarmış! Ve gerçekten; yoga bir denizse, ayurveda bir okyanusmuş. #kalbimlesohbetler #ayurveda

 

Aslı Can
Yoga Eğitmeni