#kalbimlesohbetler

,

#64 YEMEK vs TIKINMAK: Maharishi Ayurveda der ki; * Yemek yerken, bir şey seyretme, dinleme ve söyleme. Yemeğini bir tören düzenler gibi hazırla ve ye. Oysa; bizler sofrada, yemeğe sohbeti değil de, sohbete yemeği katmayı çok severiz. Dost sofrasında muhabbet diye, Ferzan Özpetek filmlerindeki neşeli, bol kahkahalı, gürültülü yemek masası sahneleri diye bir gerçeğimiz var. Öyleyse, bir şey seyredecek, dinleyecek ya da söyleyeceksek, bunların iyilik, güzellik, neşe ve huzur içermesine dikkat etmek gerekir. Çünkü yemek yerken, sadece yiyecekleri değil, ortamdaki birçok şeyi yutarız. Duyduklarımızı, örneğin. * Yemek masasından yiyebileceğimizin 3/4ünü yemiş olarak kalkmalıyız. Ne çok aç, ne de çok tok. Açlığın aşırısı ağızı, tokluğun aşırısı ***ı kokutur, diye bir lafı vardı nenemin. * İyisi mi nenemi bırakıp, Maharishi’ye dönelim şimdi. Der ki; yeni bir şey yemeden önce, sindirimin tamamlanmasını bekle. En az 3-6 saat. Bir çilek mesela; 4 saatte sindirilir. * Özellikle kabızlık çekenlerin, bağırsak boşalmazken, sürekli ve sık sık yemek yememeleri ya da atıştırmamaları gerekmektedir. Kısaca, önceki yenilenlerin fazlaları atılmadan, yenileri alınmamalıdır sisteme. * Yemekten 1 saat önce, yemek sırasında ve 1 saat sonrasında fazla su/içecek önerilmez. * Akşamları yoğurt ve peynir yenmesi önerilmez. * Ne yemeyi seviyor oluşumuz sorun olmayabilir ama kimi zaman, o en çok yemeyi sevdiğimiz şeyden zarar gördüğümüzü unutmamak gerekir. Örneğin, bir türlü geçmek bilmeyen şişkinlik ve gaz, çok sevdiğin ve her yerde faydalarını okuduğun avokadodan olabilir. Mesela, avokado derken bile midem bulanır benim. Olabilir yani böyle şeyler. * Ve 6 tadın hepsinin beslenmeye dahil edilmesi önerilir. #kalbimlesohbetler #ayurveda

#65 TADA İMA Her gün belli sürelerde yaptığınız meditasyonu bütün gününüze yayabilirseniz uyku ihtiyacınız azalır. Kısa süreli uykularla bile dinç kalabilirsiniz. Bu meditasyonu yayma işlemi temel zen prensiplerinde “tada ima” yani ” Now and here” – “şimdi ve burada” olarak geçen ve her yaptığını, “orada olarak” en mükemmel şekilde yapmaya çalışmak (ve bunu yaparken sadece yapılan şeyi düşünmek, orada olarak yapmak, sadece yapılan şeyde olmak) olarak da kısa bir şekilde açıklanabilir, der güzel bir Zen yazısı. Bence bunun için akşamı, yarını, önümüzdeki haftayı beklemeye de gerek yok. Ol’mak yeterli. Tada ima, şimdi ve burada olmak. Mesela şimdi (araba kullanmıyorsan) gözlerini kapa… Güzel bir nefes al, farkına var nefesinin. Nefes alabiliyor olmanın idrakinde, şükrederek bırak. Yağmuru dinle bir süre, dinlediğini duyacaksın sonunda. Göğe, öyle boş boş bak, puslu gri maviye… baktığını görebileceksin. Yaratılışın her bir güzelliğini, daha önce hiç görmeyip, duymadıklarını fark edeceksin. Şükürü iliklerine değin hissedeceksin. Bunu yaptıkça güçlenecek, yaşam enerjisiyle dolup yanacaksın. Yandıkça etrafına saçılacak ışıkların. Kara bulutları dağılırken zihninin, bedeninden evine, evinden şehrine, şehrinden ülkene, dünyaya akacaksın ışığınla. Bunu yapmayı bir başkasına da öğreteceksin. Bir mum diğerini yakacak. Bir mum, bir mum daha, bir mum daha… Çağın tüm karanlığı diz çökecek önünüzde. Eriyip, yok olacak. Şimdi ve burada #kalbimlesohbetler

 

Aslı Can
Yoga Eğitmeni