Karma-I

,

Karma kelime anlamı olarak iş, eylem demektir. Mastar hali olan “Karna” ise “yapmak” demektir. Sanskritcedir. “Karm karna” mesela, Hintçe’de iş yapmak anlamına gelir. Yani Sanskritçe olan Karma kelimesi Hintçe’de, sonda ki “a” harfi düşerek “Karm” halini alir. Kişi bir eylemi gerçekleştirirken tavrı, duyguları ve beklentileri de eylemin içindedir. Ve her eylem başka bir eylemi doğurur ve her eylem kendinden önceki eylemin izlerini, tavrını taşır. İnsanlardan sıkça duyduğum kötü karma yaratmak, bu benim karmamda var gibi tavırlarda aynı yukarıda anlattığım gibi kişinin tavır ve duygularıyla ilgilidir. “Kötü ” karma yaratmak gibi bir inanışta olan bir kişi kötü diye anlamlandırdığı durumlarla yüzleşecektir. Sistem ve o kişinin bilinç düzeyi bunu gerektirir çünkü. Oysa ki, “Karma” felsefesini tam olarak anlamış, kavramış, özümsemiş bir kişi iyi veya kötü karma diye bir şey olmadığını bilir. Karma çok derin ve katman katmandır. Üzerinde çalışılması gereken (bence) herhangi bir eylemi yaparken sonuca odaklanmamak, tüm tavır ve duygu bütünlüğüyle eylemin içinde olmaktır. Bhagavadgita’da Karma yogayı anlattığı gibi eylemi yaparken meyvesini bekleme… Sen eylemini bütünlükle yap gerisini “Karma” ya bırak!

Karma yasasına göre “Eylem” insan olmanın en temel kavramlarındandır. Düşünmek de bir eylemdir dolayısıyla karma yasasına tabidir. Karmaya inanmak büyük sorumluluk gerektirir. Her yaptığından, bazen yapmadığından, düşündüğünden sorumlusundur. Karma, tüm varoluşu tek bir organizma olarak ele alır ve der ki: sen, bir takım eylemler içindeyken başkaları da başka eylemler içindedir ve bu eylemler sonucu seninle aynı frekansı üretenlerle kesişirsin. Etrafında olan bitenler, insanlar her şey senin bir yansımandır ve eylemlerin sonucu bunu tam da sen yarattığın için bu senin “Karma”ndır. “Karma”, gücünü eline alarak eylemlerini değiştirerek vizyonunu değiştirme şansını sana daima verir. Eylemlerini değiştirmek zamanla tavrını ve duygu durumunu da değiştirmeyi beraberinde getirir ki gerçek değişim buradadır. Günlük işlerine odaklan… Sonuca bağlanma, mükafat, övgü bekleme. Sen sadece işini yap… Yemek yap, uyu, çalış, üret, düşüncelerini arındır, sağlıklı beslen, yoga yap, yürüyüş yap, cesaret et, şefkat göster, kitap oku, yaz, resim yap, gül, ağla, duygularından bahset, kendine sıklıkla “şu anda ne hissediyorum?” diye sor, üret, gereksiz tüketme, adım at, yardım iste, yardım et, doğada vakit geçir… Ödül bekleme sadece yap… Yaptığın her şeyi gönüllü yap, kalpten yap… Kalp ol…

 

Didem Öztabak
Hindolog ve Yaşam Koçu
www.didemoztabak.com