Kendi hayat oyununu yazmak…

,

“Hayatınızın en önemli iki günü; doğduğunuz gün ve neden doğduğunuzu anladığınız gündür.” Mark Twain

Hepimiz hiçbir şeyin farkında olmadan, kim olduğumuzu bilmeden tanışırız hayatla. Sonrasında hayatın bize sunduğu her şeyin tadına bakarak; ister tatlı olsun, ister ekşi veya ister acı gün gün büyürüz kendimiz olma yolculuğunda. Hayat öyle tek düze sıradan ve sıkıcı bir oyun da değildir hani. Bu senaryonun sayfalarını karıştırdıkça istediğimiz gibi sahneleyebildiğimiz ve kendimizce değiştirdiğimiz bölümleri de fark ederiz. Böylece kendimizin gücüne inanırsak bu sahneleri de değiştirebiliriz ve bu oyunu sürprizlerle dolu hale getirebiliriz…

O zaman her sabah sızlanarak uyandığımız güne, keyifle başlamak elimizde olabilir mi?

Baştan bize biçilen rol, değişebilir mi?

Kendi karakterimiz, hayallerimiz, isteklerimiz, gayretlerimiz ve çabalarımız kendi yazdığımız oyunun akışına damga vuracaktır. Şimdi bir an için durup, kendi hayat oyunumuza, karşıdan bir seyirci gibi bakalım!!!

Ve bunları bir deftere not alın lütfen…

Oyun nerede sahneleniyor?

Oyunun konusu ne?

Sizin bu oyundaki rolünüz ve etkisi nedir?

Başrolde sizden başka kimler var?

İzlediğiniz sahneler sizde nasıl bir etki bırakıyor?

Kostümler, makyaj, diğer etkenlerin etkileri neler sizde?

Kendinizi bu oyun içinde ne kadar başarılı görüyorsunuz?

Rolünüzün sizin üstünüzde bıraktığı etki nasıl?

Rolünüzle bütünlüğünüz hakkında neler söylersiniz?

Çok genç bir oyuncunun, yaşlı birini canlandırması gibi mi gördüğünüz?

Veya bir kadının, erkek rolünü üstlenmesi mi?

Mutsuz bir çalışanı mı canlandırıyorsunuz?

Performansınızın ne kadarını kullandığınızı düşünüyorsunuz?

Bu oyun içindeki etkiniz nedir?

Başrol mü, yan oyuncu musunuz? Yoksa sadece bir dekor musunuz?

Evet hayattaki rolümüzle yüzleşmek her zaman kolay olmayabiliyor. Kendi oyununuzu ve oyunculuğunuzu eleştirebilmek…

Kendinizi, ödüllü bir oyuncuya dönüştürmek istiyor ama bunu nasıl yapacağınızı bilmiyor musunuz?

Şimdi bu sorulara bir de olmasını hayal ettiğiniz şekilde cevaplandırmanızı rica ediyorum sizden. Kendi oyununuzu sıfırdan yazma şansınız olsa nasıl bir oyun yazardınız? Kendinize uygun gördüğünüz rol ne, ne yapıyor, nasıl bir işte çalışıyor, neler hissediyor olmayı hayal ediyorsunuz???

Değişim yaratmak genellikle gözümüzü korkutur ve içimizdeki sesi harekete geçirir.

Şimdi ne gerek var?

Sen şimdi yine beceremezsin!

Yok şimdi hiç sırası değil! gibi sürekli iç sesimiz bizi çekiştirmeye başlayabilir. Aslında burada belki de en çok kendimize anlatmamız gereken kısım hiçbir şeyi silip atmıyoruz. Tüm geçmiş deneyim, birikim, tecrübenin zaten bize yansımaları ile yeni oyunumuzu ve yeni rolümüzü yazmaya başlıyoruz. Bu bazen tamamen yepyeni bir senaryo da olabilir bazen de mevcut senaryo içinde bambaşka bir rol de olabilir.

Tüm kariyer değişiklikleri de böyle başlamıyor mu zaten? Hayat senaryosunu yeniden kaleme almaya cesaret edebilenler. Buradaki cesaret gerçekten önemli. Çünkü adım atmak için önce ihtiyacımız olan ateşleme butonu burada bence. Okuduğum yabancı kaynaklı bir yazıdan alıntı yaparak buraya değinmek istiyorum.

New York, Kaliforniya’nın 3 saat ilerisinde, ancak California’nın yavaş ya da New York’un hızlı olması anlamına gelmiyor. Her ikisi de kendi “Zaman Dilimini” temel alınarak yaşıyor ve çalışıyor.

Etrafımıza baktığımızda, tanıdığımız kişilerden bazıları bekar diğerleri evli ve çocuklu olabilir.

22 yaşındayken mezun olmuş biri iyi bir iş için 5 yıl beklemiş olabilir veya 27 yaşında mezun olan ve hemen iş bulan başka birisi olabilir

Birisi 25 yaşındaki CEO olurken başka birisi 50 yaşında CEO olup 90 yaşına kadar yaşayabilir.

Herkes kendi “Zaman Dilimi” temelinde yaşamını sürdürür.

İş arkadaşların, dostların, çevrendeki kişiler; bazılarını senden geride bazılarını da senden önde görebilirsin!

Aslında herkes kendi zamanlarında kendi dilimindedir. Tanrı’nın herkes için farklı bir planı vardır. Zaman farktır. Obama 55 yaşında emekli olurken, Trump 70 yaşında aynı noktadan devam ediyor.

Tüm bunlar onlarla ilgilidir. Kendi zamanlarıyla.

Peki ya seninki?

Senin “Zaman Dliminde” ne var?

Durun… Gücünüzü fark edin ve kendi merkezinizde kalın. Her şey sizin için birlikte çalışır.

Senin hedefinde neleri yaşamak var?

Şimdi gerçekleştirmek istediklerini düşün, onları hisset ve en başta yazdığım gibi kalemi eline al…

Kendi senaryonu yazmak için…

Geç kalmadın… Erken de değil … Tam zamanında!

 

Ceyda TEZEL
Aile Danışmanı – Profesyonel Koç