Koçluk Yeni Bir Meslek Midir?

,

Bundan iki yıl kadar önce, kadim Hint tıbbı olarak tanımlayabileceğim Ayurveda ile ilgili bir temel eğitime katıldım. Tabii ki tıp denince, dipsiz bucaksız bir kuyu çıkıyor karşımıza. Bu temel eğitim sonrasında bazı arkadaşlarımız kendi tercih ettikleri konularda daha derin çalışmalara yöneldiler. Benim bu eğitime katılma amacım ise özellikle kendi sağlığım ve ailemin sağlığı için genel bir ayurvedik bakış açısı kazanabilmek idi. Diyeceğim o ki, yaklaşık 8 aylık online eğitim sonrasında 5 günlük yoğun bir kamp programına katıldık. Ve teorik bilgi aktarımı tamamlandıktan sonra, sevgili hocamız son olarak nasıl ayurvedik konsültasyon yapılacağına dair tecrübe edinmemiz için aramızdan birkaç arkadaşımızla konsültasyonlar yaptı. Bunu yaparken de başladı sorular sormaya ve aldığı yanıtlara dair yeni sorular soruyordu; “Seni buraya getiren şey nedir?”, “Sana bunu düşündüren ne?”, “Bu olduğunda nasıl hissettin?”… Bizim koçlukta “güçlü sorular” olarak adlandırdığımız sorulardı bunlar. Yanıtları kısa kısa kendine not alıyor ve karşısındaki kişiyi düşünmeye teşvik ediyordu. Tabii ki konsültasyon karşıdaki kişinin fizyolojik ve ruhsal sağlığına ilişkin bir şekilde daha derinlemesine devam ediyordu ancak ben bu arada şunu fark ettim ki, ilk etapta sanki bir koçluk seansı gibi başlamıştı. Kendimi tutamayıp, “Hocam siz sanki koçluk yapıyorsunuz.” dediğimde bana gülümseyerek baktığını ve “Binlerce yıllık uygulamalar bunlar kızım” dediğini hatırlıyorum

Milattan önce 5. Yüzyılda yaşamış olan antik Yunan filozofu Sokrates de soruların gücünü kullanırdı. Onun da yaptığı şey bir takım sorular sorarak karşısındaki kişinin altta yatan inançlarını keşfetmesini ve kendi hakkındaki bilgisini çoğaltmasını sağlamaktı. Bu süreçte kişi yalnızca keşifler yapmaz, aynı zamanda mevcut durumunu daha objektif bir şekilde değerlendirme şansını elde ederdi. Günümüzde “Sokratik Yöntem” olarak adlandırılan bu metotda Sokrates aslında kişiye kendinden bir şey öğretmemekte, onun kendi içindeki yanıtlara ve çözümlere ulaşmasını sağlamaktadır.

Bizlerin de koçluk yaparken ki temel amacımız bu değil midir zaten? Koçluk bilgi ve becerilerimizi kullanmak sureti ile birlikte yol aldığımız insanların zaten kendi içlerinde sahip oldukları cevaplara ya da çözümlerine ulaşmalarını sağlayacak ortamları oluşturmak.

Ve bunu yaparken de bir taraftan kadim yöntemleri de kullanıyoruz. İnsanların tam ve bütün olduğu inancı ile onların kendi içlerindeki mükemmele ulaşma serüvenlerinin birer yol arkadaşıyız.

Son olarak da 16. yüzyılda İtalya’da yaşamış bilim insanı Galileo Galilei’ye kulak verelim; “Kimseye bir şey öğretemezsiniz. Sadece cevabı kendi içinde bulmasına yardımcı olursunuz.”

Ebru Oğuş
Profesyonel Koç – Eğitmen

Çayyolu Life Dergisi, Temmuz 2015 sayısı