Küçük BÜYÜKTÜR

,

Mutlaka bir hedefin olsun derler ya!

İyi de nasıl bir hedef, bana uygunu nereden bulunur, nasıl bileyim gibi gibi…

Hedefsiz olmaktan öte sahte, anlamsız hedefler edinip, sonra da bunlara ulaşamamaktan korkuyoruz sanırım! Aslında bu ne kadar hedefimiz olmalıydı diye düşünemeden bile!

Hedef deyince akla kocaman kocaman şeyler geliyor. Bir yerlerin başkanı olayım, yatım katım olsun, okulu birincilikle bitireyim, en güçlü kas bende olsun, bütün soruları ben bileyim, en güzel ben olayım! Eee ulaşınca ne olacak? Bir zamanlar arkadaşlarımdan biri demişti ki;’’-Mesela pamuk prenses prensine kavuştu, tamam, oh mutlu son! Eee sonrası da tamam mı yani? Kimse hikayenin devamından bahsetmiyor’’ Hatırladıkça gülerim 🙂

Düşünüyorum da hedeflerin ille büüsyüüük olması gerekmiyor ki!

Takıntılarımdan biri mesela; istediğim kadar okuyamıyorum, listemdeki kitaplar ne zaman bitecek? Okuyana kadar yenileri çıkıyor! Benim gibi, yeterince okuyamıyorum diyenler… Bir anda koskoca bir kitap biter mi? Düşünelim, her gün 10 sayfa okusan (hadi 15 gün de izin olsun 🙂 ),yılda 3500 eder. Bu da yaklaşık 350 sayfalık 10 kitap eder, yılda 10 kitap! Yavaş yavaş günde 11, 30 hatta 100 sayfaya ulaştığını düşün yılda 100 kitap! AZ mı? Yılın başında hedefimiz 100 olsaydı, ya korkup başlayamaz ya da 3/5 kitap ancak bitirip mutsuz olurduk değil mi? Tam da buraya uyduğu için söylüyorum’’- Bir filin tamamını yutamazsın parçalara bölmen gerekir’’ (Sanki hayatında hiç fil yiyen olmuş gibi 🙂 neyse en azından abartıyla gözünde canlandırmak için güzel örnek!) Gerçekten istiyorsan, günde 100 sayfa okumak ne kadar vaktini alır, neyin yerine koyabilirsin bir bak bakalım?

Spor yapamıyorum, 15 mekik üst üste çekemiyorum. Her gün 3 ile başla bir hafta sonra 4 ya da 5 bir bakmışsın 15 oluvermiş.

Çoğumuz arada diyet işine gireriz hani! Yaza üç kala hızlıca 5/10 kilo vaat eden diyetlerin peşine düşeriz. O kiloları birkaç haftada mı aldık ki o kadar hızlı verebilelim. Geçenlerde öğrendiğime göre, normal yemek alışkanlıklarıyla, günde sadece 1 dilim ekmek veya eşdeğeri azaltılırsa senede bir kilo verilebiliyormuş. Düşünsenize günde bir dilim ekmek azalt, senede bir kilo ver, AZ mı? Zahmetsizce…

Seli oluşturan bir yağmur damlası, çığı getiren de kar tanesi değil mi?

Ben de tek bir adımla başlayarak başaramaz mıyım?

Bence önemli olan, genel geçer kabul gördüğü sanılan, sınıflandıran dayatmaların değil de gerçekten bize iyi gelecek, en içten istediğimiz hedeflerin peşine düşmek!

Yeter ki bunları bulabilelim o zaman gelsinler bakalım, içten bir motivasyonla başlayınca, kim korkar hedeften!

Amaçlanana ulaşmakta; istikrarlı olmak, odaklanmak, motive olmak, süreklilik ve disiplin de çok önemli! Ve bunu hayatının bir parçası haline getirebilmek!

Çakıl taşına şekil veren deniz misali! Hiç, taşı şu şekilde düzelteceğim diye kafa yoruyor mu? İnatla işine devam ediyor ‘’-Niye yapıyorum, ne zaman biter?’ ’diye sorgulamadan son derece ciddi bir görev yaparcasına her koşulda gidip geliyor gidip geliyor.

Yosun tutmuş çeşmelerin altındaki mükemmel düzgün çukura bir bakın, oluşturmak için ne çok çaba göstermek gerekir değil mi? Oysa günde birkaç damlayla başlıyor her şey! Zaman mı? Ona kalmış, ister 5 ister 100 damla, illaki sonuca varılıyor.

Yeter ki vazgeçme, istediğini alana kadar bırakma!

Yaşam kaynağımız, nefesimize bakın! Düzen, disiplin ve süreklilikle, akışın içinde öylece doğallıkla…

SİZİN hedeflerinizle, sevgiyle kalın…

 

 

Belma Kafadar KARAÇAM
Profesyonel Koç