Şiddetsiz İletişim

,

Şiddetsiz İletişim (Şİ) ile ilgili bir çalışma olduğunu duyduğumda ilk önce bunun başkalarıyla kurduğumuz iletişim hakkında olduğunu düşündüm. Şİ’de esas olanın insanın kendisiyle iletişim kurma biçimi olduğunu ancak çalışmalara katıldıkça anlıyorum. Şİ’nin bana kazandırdığı farkındalıkların koçluk sürecime de olumlu katkılarını olduğunu görmek bu konuda çalışmaya devam etmem için beni cesaretlendiriyor.

Şiddetsiz İletişim’in resmi websitesinde yer alan (https://www.siddetsiziletisim.com/) tanıma göre “Şİ, kendi değerlerimizden ödün vermeden karşımızdakini empati ile anlamaya, suçlamadan gerçek duygu ve ihtiyaçlarımızı açık yürekli bir dürüstlükle ifade etmeye odaklamaya yardım ederek ilişkilerimizin niteliğini temelinden düzeltmemize katkıda bulunur. Şiddetsiz İletişim, bunu dört unsurun yardımıyla gerçekleştirir: Yargılarımızdan bağımsız “gözlem” yapmak; doğrudan yüreğimizdeki “duygu”ları fark etmek; değer ve özlemlerimizi ifade ederek “ihtiyaç”larımızı dile getirmek; net ve olumlu eylem dilinde ifade ettiğimiz “rica”larda bulunmak. Marshall Rosenberg’in ”Şiddetsiz İletişim: Bir Yaşam Dili” kitabının 2004 yılında çıkmasının ardından Vivet Alevi Şİ’yi Türkiye’de tanıtmak ve yaygınlaştırmak üzere eğitimlere ve çalışmalara başladı. Bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde Uluslararası Şiddetsiz İletişim Merkezi (Center of Nonviolent Communication) tarafından sertifakalarını alan eğitmenler her geçen gün daha fazla kişinin Şİ yolculuğuna eşlik etmeye devam ediyor.

Benim Şİ ile yolumun kesişmesi “Bağlantı Çemberi” adındaki çalışmalara katılmamla oldu. Bu çalışmalarda bir kolaylaştırıcı oluyor ve katılımcılar çember düzeninde oturuyor. Katılımcılar kolaylaştırıcının eşliğinde iletişimle ilgili konuları Şİ’nin dört temel adımı olan “gözlem, duygu, ihtiyaç ve rica” diliyle ifade etmenin pratiğini yapıyorlar. Çember içgüdüsel olarak zaten hep bildiklerimizi kalbimizde hissettiklerimizi dile getirip karşımızdakiyle kalpten bağlar kurmamız için bize alan açıyor; aslında bize oldukça basit ama bir o kadar da dönüştürücü bir araç sunuyor. Çembere katılanlar kendi bireysel süreçlerini yaşarken kolaylaştırıcının eşliği sayesinde paylaşılanlar bir bakıma ortak bir deneyim haline geliyor. Bu çalışmalar bilgilendirme ve öğretmenin tersine süreci bizzat yaşayarak deneyimleme fırsatı verdiği için daha derinden bir dönüşümün ve gelişimin de yolunu açıyor. Şİ deneyimi pratik edildikçe hayatımızın her alanına kökleniyor.

Alper Süzer’in büyük bir özenle, kalpten yürüttüğü Bağlantı Çemberi’nde farkına vardığım en önemli şey karşımızdakiyle şiddetsiz bir iletişim kurabilmenin yolunun kendimizle bağlantıdan geçtiğini anlamak oldu. Şİ kendimi gözlemleyerek duygu ve ihtiyaçlarımın farkına varıp ricalarda bulunmamı sağlayan bir araç oldu ve bu aracı hayatımın her alanında aynı zamanda koçlukta da kullanabileceğimi gördüm.

Koçluk yaparken hem kendimle hem de müşteriyle olan ilişkimde Şİ’nin dört temel adımıyla bağlantı halinde olmam seansın verimliliğini arttırdığı gibi müşterimle aramda güvene dayalı bir iletişimin olmasını da sağlıyor. Bunun yanında Şİ’deki dinleme biçimini içselleştirmenin bir koçun dinleme becerisine büyük katkısı oluyor. Bu dinlemenin temelindeyse karşıdakini yargılamadan, içtenlikle, eleştirmeden, söylenenin arkasında yatan duygu ve ihtiyaçları Şİ’nin dört adımıyla empatik şekilde dinlemek yer alıyor. Şi’nin özünde kulaklarla birlikte kalple, empatiyle dinlemek var hatta Şİ sembol olarak kendisine kalbi en büyük canlılardan biri olan zürafayı seçmiş. Şİ aslında bizi kalpten olan zürafa diliyle konuşmaya davet ediyor. Şiddetsiz İletişim eğitmenleri Şİ’yi yeni bir dil öğrenmeye benzetir. Nasıl ki yeni bir dili konuşabilmek için pratik yapmak gerekirse Şİ dilini konuşmak için de süreci içselleştirip bol bol pratik yapmak gerekiyor. Şİ’yi kendi hayatımıza ne kadar alırsak kendimizle bağlantımız ne kadar güçlüyse; bir koç olarak da müşterimizin duygu ve ihtiyaçlarıyla o kadar kolay bağlantıda kalabiliriz. Bu da müşterinin ihtiyaçlarını gözeterek kendisi için çözüm yolları geliştirmesini kolaylaştırıyor.

Sevgili Alper Süzer’in Bağlantı Çemberi ile başlayan Şİ yolculuğuma “Giriş Eğitimi”ni alarak keyifle devam ediyorum. Farklı şehirlerde yılın belli dönemlerinde geçekleşen “Şİ’ye Giriş ve Yıllık Temel Eğitimler”in yanında tematik çalışmalarla ilgili detayları Şİ web sitesi ve sosyal medya hesaplarından takip etmek mümkün. Ben kendi yolculuğumu sürdürürken Şİ ile tanışmak isteyen koçları da bu dönüştürücü yolculuğa davet ediyorum.

Mevlüde Sahillioğlu

Mevlüde Sahillioğlu

Mevlüde Sahillioğlu

Yazarın Diğer Yazıları