Yumurtayı dik olarak durdurabilir misiniz?

,

Sizce bir yumurta dik olarak durabilir mi?” Katıldığım eğitimde bunu deneyeceğimizi duyunca “Yumurtayı kırıp kek yapsak daha verimli olmaz mı?”dedim. Hoca dikkatimizi yeterince odaklayabilirsek bunun mümkün olduğunu söylese de ben ikna olmadım. Elimdeki yumurtanın dik durmayacağına öyle emindim ki denemek yerine büyük bir ciddiyetle çalışmaya koyulan arkadaşlarımı izlemeyi tercih ettim. Kimi “Hava akımı yumurtayı etkiler,” diyerek pencereden uzak bir yere gidiyor, kimi parkeler yeterince düz değil diye kendine başka zemin arıyor kimi de yumurtayı evirip çevirip “Bu yumurta yamuk!” diyordu.

O sırada yumurtalardan birinin kırılma sesini duyduk, işte ilk zâiyat verilmişti. Arkadaşım paspası getirirken ben hala kek yapmanın daha anlamlı olacağını düşünüyordum. Elimdeki yumurta yerine çevreyle ilgilendiğimi fark eden hocayla gözgöze geldik; bu an beni çocukluğuma götürdü. Okuldayken yapmak istemediğim veya yapamayacağımı düşündüğüm şeyleri yapmadığımda öğretmenim öyle bir bakardı ki mecburen o işi yapardım; ancak artık çocuk değildim ve kendi iradem ve isteğimle bir şeyleri yapıp yapmamayı seçebilirdim. Tam olarak o an tutumumu değiştirmeye karar verdim: “Bir kez denesem ne olurdu, yani en kötü ne olabilirdi ki?”

Ben iç sesimle sohbet ederken yanıbaşımdaki arkadaşım sakince “Benimki durdu galiba,” dedi. İşte tam da gözümün önünde “Olmaz ki!” dediğim bir şey olmuştu. Bu andan sonra bazı arkadaşlarım daha bir azimle denemeye devam etti, yumurtası kırılan arkadaşım ise tekrar denemek istemedi, başka birisi de “Ben çok uğraştım yapamıyorum, bırakıyorum,” dedi.

Bense sessizleştim ve gözlerimi dışardan içeri çevirdim; “Yapabilir miyim?” diye düşünmek yerine biraz da çocuksu bir merakla yumurtayla oyuna başladım. Kendi kendine yorumlar yapıp söylenenen arkadaşlarımın sesleri artık uzaktan geliyordu. Sadece o andaydım ve hatta eğlenmeye bile başlamıştım, sonra nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde yumurtam parke zeminde dik durdu. Önce inanamadım, “Belki anlık bir şeydir, düşer,” diye bekledim ama yumurtam dağ gibi dimdik kımıldamadan duruyordu. “Ben de yaptım, sanırım tesadüf oldu!” dediğimde tüm gözler bana çevrildi. Belki de başta gösterdiğim dirence rağmen yapmış olmam beni olduğu kadar onları da şaşırtmıştı bilmiyorum ama duruma en çok şaşıran bendim. On beş kişi içinde bunu yapabilen ikinci kişi olmanın şaşkınlığı ve gururu bir yana odaklanmanın gücünü deneyimlemek beni çok etkilemişti.

Bu çalışma bana tutum değiştirince nelerin mümkün olduğunu hatırlattı. Tutum değişince süreç de sonuç da farklı olabiliyormuş, çalışma bitince “iyi ki denemişim” dedim. Ayrıca anda olabilmenin ve dikkatimi odaklamanın koçluk becerilerimin gelişmesine de büyük katkısı olacağını düşünüyorum. Bunun yanında aynı duruma herkesin ne kadar farklı tepkiler verdiğini de görmüş oldum. Arkadaşlarımı gözlemlediğimde hava akımı, yumurtanın yüzeyi gibi konuyu dış koşullara bağlayanlarla “Ben zaten becerikli değilim” diyenler, çabuk pes edenler oldu. Hiç denemeyenler ve yorulmadan sürekli deneyenler; kendi hallerine gülüp geçenlerle çalışmayı fazlasıyla ciddiye alıp bunu başarı veya başarısızlık gibi görenlerin yanında “Ne eğlenceli bir oyundu” diyenler vardı. Herkes kendi yolculuğunda biricik deneyimlerini yaşadı.

Bilinçli an farkındalığı (mindfulness) eğitimindeki oyunlardan birisi olan bu çalışmanın kazandırdığı farkındalıklar bende derinlere ulaştı ve köklendi. Yaşadığım ilk farkındalık zor hatta imkansız olduğunu düşündüğüm bir şeyi birisinin yaptığını bunun mümkün olduğunu görmemdi. Dikkatimi dışardan içeri yöneltip denemek için adım atınca da her şey kendi doğal akışında oldu. Artık daha önce denemediğim bir şey karşısında direnç göstermek yerine “Denemeden bilemem, ayrıca ben yumurtayı dik durdurmuş biriyim,” diye kendime hatırlatıyor sonra da kendime gülüyorum. Belki sadece bir tesadüftü ama bana kazandırdığı farkındalık için kendime ve yumurtaya teşekkür ederim. Yumurtanın da istediği de buydu belki; çabasız bir çabayla o anda olup anın tadını çıkarmak. Ne dersiniz sizce yumurta dik durabilir mi, peki denemek ister misiniz?

Mevlüde Sahillioğlu

Mevlüde Sahillioğlu

Mevlüde Sahillioğlu

Yazarın Diğer Yazıları