Hedefe Giden Yolda Ne Kadar Risk Alınmalı?

,

Hayatımızda fark yarattığımız zamanlar hep risk alınan dönemlerdir.

Kökeni Fransızca’ dan gelen “RİSK” kelimesinin sözlük anlamına baktığımızda karşımıza şu ifade çıkar: “Zarara uğrama tehlikesi”

Dolayısıyla Risk aldığımız anda, aslında beraberinde bir zarara uğrama ihtimalini de kabullenmiş oluyoruz. Peki, sınırları nereye kadar zorlamak, ne kadar Risk almak gerekir? İşte burası biraz göreceli bir konudur zira bu sınır, kişiye veya duruma göre değişebilmektedir.

Şöyle bir düşünün; 20’ li yaşlarda bir genç için paraşütle atlamak, tüplü dalış gibi sporlar “riskli” olarak adlandırabileceğimiz aktivitelerken, 3 yaşında bir çocuk için atlı karıncaya binmek veya 90 yaşında biri için dik bir merdivenden tek başına inmeye çalışmak da o yaş grupları için son derece “riskli” aktiviteler olarak nitelendirilebilir. Ya da yıllar boyunca elektrik işleriyle uğraşan bir profesyonelin binlerce volt altında yaptığı iş, eline kontrol kalemi almamış birinin evinde ampul değiştirmesinden daha az riskli olabilir. O halde risk almak yaşa, bulunulan ortama, tecrübeye ve göreve göre değişkenlik göstermektedir.

Peki profesyonel hayatta risk almanın tanımı, karşılığı nedir? Yukarıdaki örnekleri iş hayatı için uyarladığımızda, kişinin pozisyonu, görevi, tecrübesi, hedefi ve bu hedefi gerçekleştirmek için elinde kalan zaman elbette alacağı riski değiştirecektir. Öyle ya, bazen yeni işe girmiş bir çalışanın, bir tutanağı temize geçirirken, bir cümlenin değiştirilmesi ile ilgili alacağı küçük bir inisiyatif onun için çok riskli iken, bazen bir üst düzey yöneticinin milyon dolarlık anlaşmaları yaparken alacağı bir inisiyatif çok daha az riskli olabilir.

Risk almak, ilerlemek ve fark yaratmak için son derece önemlidir.

Bernard Shaw’ un Risk ile ilgili Çince’ den yaptığı bir örnekleme, Risk almanın önemini de çok açık bir şekilde vurgulamaktadır:

Her kelimeyi bir şekille anlatan Çince’ de risk, iki şekil yan yana getirilerek yazılır: “Tehlike” ve “Fırsat”. (George Bernard Shaw)

O halde yaptığımız işte fark yaratabilmek için kim, ne kadar risk almalı sorusu karşımıza çıkıyor ki bence işin püf noktası da burada. Aslında riski belirleyen faktörler, hedefin büyüklüğü, pozisyon gücü ve zaman ile sınırlıdır. Eğer alınması gereken riski, bir formül ile açıklamak isteseydim, sanırım aşağıdaki gibi bir şey olurdu.

ALINMASI GEREKEN RİSK= HEDEF X POZİSYON GÜCÜ/ZAMAN

Bu formülden çıkarılması gereken sonuçlar şunlardır:

· Hedef ne kadar yüksekse alınması gereken Risk o kadar artar.

· Pozisyon Gücü ne kadar yüksekse alınması gereken Risk o kadar artar.

· Zaman ne kadar azsa alınması gereken risk o kadar artar.

Sonuç olarak ilerlemek için Risk almak gerekir. James B. Conant’ ın da dediği gibi, “Kaplumbağaya dikkat et, ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor.”

Peki siz, hedefinizin ya da pozisyon gücünüzün gerektirdiği riskleri alıyor musunuz, yoksa kabuğunuzun içinde rahat mısınız?

N. Ahmet Genç

N. Ahmet Genç

N. Ahmet Genç

Yazarın Diğer Yazıları