Bize İyi Gelenler

,

Ne ile besleniyoruz?

Doyunca hissettiğimiz zihin durumuna, ne yapınca kavuşuyoruz?

Vücudumuza dengeli ve yeterli gıdalar almaya uğraşırken, günlük koşuşturma içerisinde öğün atlarız. Kan şekerimiz düştüğünde gözümüzü karatan açlık krizlerine, çift kaşarlı tost ve çay ikilisinden iyi geleni yoktur.

Karnınız çok acıkınca yediğiniz yemeğin size verdiği tokluk hissini duyumsayın, işte bu tatmin duygusunu ruhunuz nelerden alıyor?

Nasıl bazen kanatlarımız varmış gibi şevk ile üretirken bazen de kollarımızı kaldıracak halimiz olmuyor, aslında en basit şekli ile bize iyi gelenin ne olduğunu biliyor muyuz?

Gülümseyen bir yüz ile sohbet mi; “haklısın” sözünü duymak mı?

“Çay içer misin” teklifinin en az çay kadar içinizi ısıtan sıcaklığı mı?

Omzunuza değen hafif bir dokunuş mu?

Değerli olduğunuzu hissettiren süslü bir kurye teslimatı mı?

Hangisinin size iyi geldiğini biliyor musunuz?

Kendimize günlük hedefler koyup gerçekleştirdiğimizde, içsel bir rahatlama yaşayabiliyoruz. Teknolojinin dayatması cep telefonlarında her gün atılması zorunlu on bin adımı geçtiğimizi görünce yüzümüzde bir gülümseme olması gibi…

Uzun süredir ailenizin sizden istediği o çok güzel yaptığınız yemeği pişirmenin, sizi yorduğu kadar huzur vermesi gibi…

Kedilerinizin tüy dökmesini, mamasını, bakım zorluğu ve sorumluluğunu tüylerini okşarken unutmanız gibi…

Yaptıklarınızın ve söylediklerinizin çevrenizden takdir toplaması sizi mutlu eder, iltifata duyarsız kalabilen insan çok azdır. Övüldüğünde sevinmeyen, yerildiğinde incinmeyen tasavvuf inançlarını benimseyen mutasavvıflardan değilsek onaylayıcı sözler bizi motive eder, yüreklendirir, devam etme gücünü ve cesaretini verir.

Dr.Gary Chapman “Beş Sevgi Dili” kitabında, bizim sevgiyi hissedeceğimiz ve hissettireceğimiz özel bir dili olduğunu savunur.

Kişi onaylanarak; iltifat, cesaret veren sözler ve ricalar ile sevildiğini duymak ister.

Sevgisini belli etmenin bir başka yolu; paylaşarak, dinleyerek, bir konu hakkında fikir alış verişinde bulunarak, birlikte anlamlı faaliyetlere katılarak, nitelikli beraberlikler olabilir.

Bazen sevdiğiniz için bir iş yapma, görevini paylaşımı, kahve ikramı, çöpü dışarıya çıkarma, yatağı toplama, yere dökülen keki toplama, bahçeyi sulama bile olabilir.

Kişinin sevgisini gösterme yolu bazen sadece hafif bir dokunuş, kucaklaşma veya tutkulu birliktelik ile sergilenen sevgi jestleridir.

Bazen de sevgimizi değer verdiğimizi satın alınan veya elde yapılan nesnelerle, armağanlarla, çiçeklerle ifade edebiliriz.

Önemli olan kendinizin ve sevdiklerinizin hangi dili kullandığını bilerek belki de zamanla ortak bir dil kullanma becerisini geliştirmektir.

İyi beslenebildiğimiz zaman en yakınlarımızdan başlayarak çevremizin de iyi beslenmesine katkımız olabilir. Hoşgörülü insanların sevilme nedeni de budur. Hoşgörüyü batılıların toleransından ayıran tahammül etmekten öte anlayışlı olmaktır; “hoş görmek” içerisinde değer ve sevgi barındırır. Alaycı tavırlardan uzaklaşarak, üstünlük taslamadan anlayış gösterebilmek, kusurları kapatma uğraşısında olmaktır.

Kişinin kendi içine yaptığı yolculuk her yaşında, yenilikleri kavrama ve algılayabilme kabiliyeti ile farklı olacaktır. Mantığınızla anlayamadığınız duygu, düşünce ve davranışlarınızın yüreğinizin çok katmanlı derinliğinde yanıtları vardır.

Ne ile beslendiğimizi bilmek, kendimizi tanıma adına yapılan içsel yolculuğun ilk adımıdır.

Sağlık ve huzurla…

Nurkan ZAİM
Ekonomist, Profesyonel Koç

Nurkan Zaim

Nurkan Zaim

Yazarın Diğer Yazıları