Geride Kalanlar

,

Kazanan ve kaybedenin olmadığı mücadeleler içinde bulunduğumuz zamanlarda, hayatta kalmanın, ölüm ile savaşın kazanılmış olduğunu düşünmek gibi bir yanılgıya düşeriz.

Ümit ve korku birlikteliği gibi bizi asıl dengede tutanın zıtlıklar olduğunu unuturuz.

Bu ay için seçilen resme dikkatle baktığımızda, kadının gülümsediğini fark ediyoruz. Sonbaharın son ayı olan kasıma başladığımız bugünlerin hüzün ile resmedilmesine inat gülümsüyor sanki. İlk gördüğümde atkısından düşenlerin aynı yöne bakan düzenli yapraklar şeklinde olmasının, başka bir anlam içerdiğini düşünmüştüm. Bilinçaltı mesajı da denilen subliminal mesajlar, pazar stratejilerinin yansıması olan reklamlarda sıkça kullanılan, ilk anda saklı kalması istenilen bir işaret gibidirler. Gülümsemesi olmasa, alışılagelmiş sonbaharın hüzün sarmalı içindedir der, üzerinde durmaz geçebilirdik. Adı üzerinde işte, baharın sonu geldi. Önümüzdeki günlerin daha soğuk ve karanlık olacağını bilerek, ertelediğimiz işlerimiz için “ah keşke zamanında yapsaydım” iç hesaplaşmalarına dönülen pişmanlıkları yaşadığımız hazan mevsimindeyiz.

Neden kaybettiklerimiz için mutlu olalım ki? Boynunu sıkan atkının zaman içinde yok olacağını bilmenin rahatlığımı kadını gülümseten? İz bırakmak mı yoksa? Yürüyüp giderken gülümsüyor, bıraktıklarına rağmen gülümsüyor. Her bir okuyucu kendi hikâyesini kurgulayabilir elbette fotoğraftaki kadına bakarken.

Geride bıraktıklarımız sadece kaybettiklerimiz mi?

Tamamlanmış olanın, tam vaktinde vedası olabilir mi?

Güneşli günlere veda ederken günlerin kısaldığını fark ediyoruz. Yapraklarını beslemek için gerekli suyu gittikçe soğuyan donuk topraktan çekemeyen ağaç; devam edebilmek için mecburen döküyor bazılarını. Aslında ağaçtan dökülen yaprakların her birimiz için farklı bir metaforu olabilir.

Ağacın beslemeyeceği için döktüğü yaprağa sorun bir de, o sıkılmış olmasın köklü ağaca olan bağlı kalıp gezip tozamamaktan, sonra yeniden toprağa karışıp başka şekillerde can bulamamaktan!

Hayata yeni pencerelerden bakmaya cesaret edebilmek lazım. Algılarımızı esnetebildiğimiz derecede yeni değerler ile karşılaşırız.

Denemeden bilemeyiz ki…

Sağlık ve huzurla…

Nurkan ZAİM
Ekonomist, Profesyonel Koç

Nurkan Zaim

Nurkan Zaim

Yazarın Diğer Yazıları