Evdeyiz

,

Korkmamızın nedeninin yaşananlar ile ilgili hiç kimsenin tecrübesinin olmamasından kaynaklandığı söyleniyor.
Aslında tarih kendini tekrarlıyor mu, diye baktığımızda 14.yüzyılda vebanın on yıl içinde Asya ve Avrupa’da nüfusun belki de yarısından çoğunu etkilediğini görüyoruz.
Bilim insanlarının iyileştiremedikleri hastaların, kara veba adı verilen bu illetle yüz milyona yakın insan hayatını kaybetmiş, yıllarca insanlık acı çekmişti.
2002 yılında Hong Kong ‘da başlayan SARS virüsü ve yine 2014 yılındaki ebola salgını Afrika’da bir virüs ile başlayıp salgına dönüşmüştü. Google’layarak bu iç karartıcı örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür.

Günümüzde bilim insanları ve fikirlerinin hak ettiği değeri teslim ederek kabul ediyoruz ki, modern tıp sayesinde, virüsün ne olduğu ya da ne olmadığı biliniyor. Bu kadar çabuk yayılması ise şimdiye kadar olumlu yönleri ile tanıdığımız küreselleşmenin en olumsuz yanıdır.

Bu süreçte uluslararası ilişkilerin ne kadar önemli olduğu; işbirliği ve önderlik görevlerini uluslararası mecrada da sorumlu davranan yöneticilerin hak edebileceğini görüyoruz. Küreselleşme savunucuları ise sınırlarını kapatan Avrupa Birliği ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerin yönetim anlayışlarını da görmüş oldular.

Tıpkı bu virüs gibi aklımızdaki kötü düşünceler de çabuk yayılıyor.
Sosyal medyada çok yazılıp çizildiği üzere kıyamet mi yaklaştı?
İnsanlığın doğru yoldan çıkması nedeniyle, cezalandırılıyor muyuz?
Gerçekten çocukların gözyaşlarında boğulacak mı kötüler?

Negatif paylaşımlar, konuşmalar ve yarın ne olacak korkusunu bugünden yaşamak kaygıyı artırıyor.
Endişe duymak da bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor ve bu da bize hastalıklara daha çabuk kapılmamıza davetiye çıkarıyor. Bu da birbirini takip eden bu döngüyü oluşturuyor.

Mutlak iyilik ve mutlak kötülüğün olması değişimin sürekliliğine aykırıdır.
İddia etme, bizi yanılgıya götürüyor.
Anahtarımız ise değişime uyum sağlayabilmektir.
Zekâ, ortama uyum ile ölçülebildiğinden, dengede kalan her zaman kazanıyor.
Kim olduğumuzu davranışlarımızla ve olayları nasıl anladığımız ile gösteriyoruz.
Şikâyet ederek elde ettiklerimizi bir kâğıda yazalım desek, bir paragraf olumlu yazan çıkar mı?
Evde kalamayan herkes için çok zor günler, sağlık çalışanları, bankalar, marketlerde çalışanlar…
Sonu olduğunu bildiğimiz ama ne zaman olacağını bilmediğimiz bu günler; karar bulacağı bir zaman ve hedefe doğru akıp gidiyor.

Her zaman yazılarımı sağlık ve huzurla diye bitirirdim ama hiç bugünkü kadar anlamlı olmamıştı.

Sağlık ve huzurla…
Nurkan ZAİM
Ekonomist, Profesyonel Koç

Nurkan Zaim

Nurkan Zaim

Yazarın Diğer Yazıları