OM ya da AUM

,

İlk ses!

İlk ses olarak anlatıldı bana.

Sesli harflerin birleşimi ile bir sessiz harf. O sessiz harfte ise ses halen devam ediyormuş bedende titreşim olarak. Sonra titreşim bittiğinde hala bir ses, sesten kalan duygunun, hissin sesi, sonra bir an o boşlukta olan ve olmayan sesin duyumu, görümü, tadı ve dokunuşu.

İşte her gün bu anı kelimelerimizde, sözlerimizde bir anlık hissediyoruz ve bilinen anlamını değil de, o bir anlık boşlukta oluşan anlamını ifade ettiğimizi düşünüyoruz. En azından benim için şu sıralar bu böyle.

Beden terapisi öğretiminde konun söylenmesinden sonra yapılan çalışmalarda yan yana oturduğumuzda öncelikle bedende ne hissettiğimizi anlatıyoruz. Sonra bu duygunun yanımızdaki kişiden kaynaklı olup olmadığını anlamak için seninle aramızda konuşulmamış bu ana kadar dile getirilmemiş herhangi bir bilinmezlik oldu mu diye soruyoruz.

Oysa ki günlük hayatta ne zaman kendimize zaman ayırıp, neden şu anda sigara yaktım ya da neden bu şekilde anlattım, bedenim sana ne oldu, karşımdaki sana dediklerimden ne anladın diye soruyoruz.

Kelimelerin anlamlarını kendimizce mi ortaya koyuyoruz yoksa anladıklarımız ve öğrenmiş olduklarımızla mı ortaya koyuyoruz.

Yoga, mutluluğu ve sağlığı getirir mi? Et yemeyince daha pozitif olur muyum? Matın üstünde yapabildiklerimle dünya yaşamında nasıl esnek düşünürüm? Bilmiyorum.

Matın üstünde çok esnek olanın hayatta katılık içinde yürüdüğünü görmek, et yemeyince sadece bağırsaklarımın iyi çalıştığını ancak tiroidlerimin alınması gerektiğini bilmek, aslında sindirme ve dışarı atmanın tam olmadığını anlamak.Mutluluğu ve sağlığı aynı alanda ne demek istediğimi bilmeden tutabilmek mümkün mü?

Yoga duruşlarını yapabilmek için her hareket içinde bir karşıtlık ilkesi ile çalışır bedenimiz. Esnetirken bir alanı, gerer ötekisini, iyice basmak için bütün kaslar bir anda kasılmaz, bazıları serbesttir diğerleri daha katı. Kelimelerimizin içinde de bu karşıtlıklar vardır. Tam olarak ne yapmak istediğimizi bilmez, söyleyemezsek ne beden duruşu yapabilir, ne ben hayat içinde bir duruş sergilerim, ne de karşımdaki cana destek olurum.

Bir an seslerin arasındaki sesi, seslerin içindeki titreşimi ve boşluğun bilinmezliğinin içinde var olabilmek mi yoga?

Namaste….!

Aslı Tamaç
Yoga Eğitmeni
www.yasamlayoga.com