Sevme Sanatı

,

“Nasıl seveceğini bilmeden sevmek, sevdiğimiz kişiyi yaralar.”

Thich Nath Hanh

 

Grup çalışmalarında, seanslarda ve bazen de eğitimlerde, insanlara hayata ilişkin temel değerlerini sorarım.

Aile, başarı, şükran, inanç, cesaret, coşku, gelişim, denge gibi varoluş değerleri ile birlikte, sevgi, saygı, sadakat, merhamet ve adalet gibi ilişki değerleri de sıkça karşımıza çıkar. Yaşamımızda anlam bulmasını arzu ettiğimiz, aslında bizi biz yapan temel referans noktalarımızı fark edebilmek; kalbimizin derininde en önem verdiğimiz şeyleri belirleyip onlara yaşamımızda yarın, öbür gün, mezun olduktan sonra, emekli olduktan sonra değil, bugün, hemen şimdi öncelik verebilmek anlamlı bir yaşamın olmazsa olmaz ön koşuludur.

Değerler insandan insana değişkenlik gösterir, ama değerlerine göre yaşayabilmek, tüm insanlar için kendinle dost olabilmenin dayanılmaz hafifliğini beraberinde getirir. Yaşamında var olmasına ihtiyaç duyduğu değerleri bilen ve onları onurlandırabilen kişi için, yaşam üzerinden akıp giden bir şey değil, içinde beraber aktığı bir şey haline gelir.

Tam da bayram arifesinde; sevgi, saygı, bereket, bolluk, barış ve dostluk dileklerinin, yaldızlı kağıtlara sarılıp şeker gibi dağıtıldığı bugünlerde, değerler üzerine düşünmek istedim. Ve tam da o ağızda çabucak dağılan ve geride faydalı hiçbir şey bırakmayan şeker tadı gibi, uğrunda emek verilmeden, sorumluluk üstlenilmeden “edinilen” değerlerin, anlamını bulmayan boş dileklere benzediğini fark ettim.

Diğer temel değerlerin büyük çoğunluğu gibi, sevgi de işlevsiz bir kendiliğindenlik ile değil, eylem, bağlılık ve sorumluluk duygusu ile anlam bulur. Sevme Sanatı’nda Erich Fromm, “Sevebilmek sanattır ve tıpkı sanatta ustalık kazanmak konusunda olduğu gibi sevgi de üzerinde çalışılmayı, pratik yapmayı gerektirir” der. Sevginin üretken, emeğe ve eyleme dayalı yönünü vurguladığı bu tanım içinde sevgi, sevdiğimiz şeyin varlığını sürdürmesi için gösterdiğimiz etken ilgiyle mümkündür. İnsan, uğruna emek verdiği şeyleri sever ve sevdiği şeyler için de emek verir.

“Eğer birisini gerçekten seviyorsam herkesi severim, evreni severim, yaşamı severim. Başka birisine seni seviyorum diyebilirsem, sende herkesi seviyorum, seninle bütün evreni seviyorum, sende kendimi seviyorum diyebilmem gerekir…”

Değerlerinize göre yaşadığınız, sevgi dolu bir bayram dilerim.

 

Çiğdem Eren Kiziroğlu, ACC

Profesyonel Koç, Eğitmen