Katedral

,

Katedralleri oldum olası ataerkil gücün orantısız kullanımıyla özdeşleştiririm. Katedral deyince aklıma çok güçlü yaşlı erkekler, onlara itaat eden her yaş ve cinsiyetten kadın ve erkekler gelir. Ağır kara Satürn enerjisi gibi yani. Üstelik de bunu sadece ait olduğu kültüre ve dine özgü görmem, bütün semavi! Dinleri temsil eden şaşalı yapılar karşısında aynı duyguyu hissederim, kara ağır Satürn, kişinin güçlendiremediği içsel otoritesine karşılık toplumdan gelen, ait olma çabasından gelen dışsal otorite, KOCA KARA SATÜRN! Ataerkilliğin koruyucusu

yeryüzünde semavi dinler olagelmiş yüzyıllardır, her ne kadar kadim dinler ve öğretilerin sembolleri ve kökleriyle özdeşleşmiş gibi görünen bir yapıları varsa da bunlar politik gücü elinde tutma araçlarıdır günümüzde, o öze asla yaklaşılmaz uygulamada. Nasıl ki üretimi kontrol eden ekonomiyi kontrol ediyor, dişil gücü kontrol eden de insanları topyekün kontrol ediyor.

Ama yine de Notre Dame’ın hüzünlü hikayesi kalbimize dokunur. Notre Dame Katedrali deyince de aklımıza güzel genç çingene kızı Esmeralda (derin dişil güçleriyle bağlantıya geçmek isteyen özgür ruhlu kadın), onu sonsuza dek sevecek beslenememiş (Güneş, kişilik, kimlik, ego bütünleşmesi zayıf, burada kadının kimliğinin otorite karşısındaki zayıflığını gösteriyor) umutsuz zangoç Quasimodo, Papaz, toplumun kuralları, kadın üstündeki gücü, dişiliği kontrol edebilecek toplum tarafından kurulmuş tüm mekanizmalar gelir. Hepsi de dengesiz erilin kontrolünde! ( Yani Satürn, dışsal otorite, henüz içsel güce temas sağlayacak kadar güçlenememiş içsel otoriteyi, tamamen yöneten yönlendiren.) Hikayenin acıklı sonunu da biliyoruz zaten… Hem de nasıl olmasın, güç dışsal ise ölümle, içsel ise yaşamın kendisiyle özdeşleşir her zaman!!

Biraz da haritaya bakalım, yükselen yöneticisinin balık burcunda yücelimde olan Venüs olduğunu görüyoruz. Fakat 6. Evde yerleşmiş, Retro Jüpiter den yani dispozitöründen partil kare, Pluto GAD Satürn kavuşumundan partil sekstili var, haritadaki inançlar, dinler, yüksek dini anlamlar taşıyan yerler ve önemli din adamlarını gösteren evin yöneticisi Merkür balık burcunda Venüs ün yücelme derecesinde, düşük ve zararda. Aynı zamanda 9. Evde yerleşmiş yangın, kaza, kanama gibi olayların göstergesi Mar’s ın da dispozitörü ve qintil açıyla Mars’ı görüyor. Bu zayıf yerleşimli Mars 7. Evin de yöneticisi ve 7. Evde yücelimde bir Güneş görüyoruz, bu evin yücelme yöneticisi olduğu için olayın pek kaza olmadığını düşündürüyor. 9. evin türetilmiş 8. evinde ise Pluto yerleşmiş, ölümü ve dönüşümü, işin sonunu gösteriyor. Ama benim söylemek istediğim konu bu değil. Benim söylemek istediğim Pluto’nun 4. evde yerleşip, Satürn ve GAD ile kavuşup, sanki bu ortamdaki etkili aktör olarak, yumuşak bir açıyla (Pluto çok derin etkili dişil güçleri temsil ediyor) Venüs’ün yanmasına, sembolik olarak dönüşmesine (hatırlayın ateşten sorumlu Mars’ ın düzenleyicisi Merkür, Venüs’ ün yücelme derecesindeydi) katkı sağlıyor. Önceki hafta bir karadelik fotoğrafı çekildi, bu hafta “bizim kadın” anlamına gelen katedral yanıyor, ardından Kudüs’ te Mescid- i Aksa da yangın çıkıyor, bizler de acı çekiyoruz, aslına bakarsanız bakış açılarımıza ayar verme zamanı çoktan gelmiş de geçiyor. Notre Dame ve temsil ettiği anlayış dönüşmeye başladı bile belki de fiziksel olarak dönüşmesi o kadar da acı verici olmayabilir. Bu arada geçen haftalarda katedralin onarılması için toplanan bağışlarla Pasifik Okyanusu tamamen temizlenebilirmiş, ne ilginç olurdu bu paralarla kendi yarattığımız sağlıksız kültürü yeniden yüceltmek yerine, doğa anaya verdiğimiz zararları bir nebze telafi etmeye çalışsaydık.

Hıdırellez, yeniden doğuş bayramınız kutlu olsun…

Ülgen CURA KARAARSLAN

DİP ASA, İSAR CAP, MAPAİ

İG studiovenussirius