Merkezde Kalma Becerisi, Kendine Alan Tutma Ve Haritadaki Göstergeleri

,

Merkezde kalma becerisi insanın olgunlaşma ve evrimleşme sürecinde çok önemli bir ayak. Kolay öğrenilmiyor ve fakat öğrenildiği zaman kişisel gücü inanılmaz arttırıyor, tekamül sürecini hızlandırıyor.

Kendine alan tutmak günümüzde en zor öğrenilen beceriler arasında eğer doğal olarak yetenekli değilsek. Televizyon izlemek, internetin çok erişilebilir olması, bizim her şeye erişimimizi sağladığı gibi her şeyin de bize erişmesini sağlıyor. Bizim bu noktada bilinçli, seçici olmamız ve sınırlar çizmemiz gerekiyor. Yoksa her şeyden haberimiz oluyor diye sevinirken duygusal ve zihinsel alanımız çöplüğe dönüşebiliyor farkına varmadan. Toplumumuzun aile yapısı da sınırlarımız konusunda yetersiz farkındalık sahibi olmamıza sebep oluyor. Bir tarafta hiç sorumluluk alamadan büyüyen insanlar diğer tarafta yaşının çok üzerinde istismar boyutunda iş yükü olan çocuklar. Ya da ‘’sevgi’’ ile ‘’hayır’’ dememeyi özdeşleştiren bir besleme anlayışı. ‘’Ben size saçımı süpürge ettim’’ diye feryat eden kadınlar mesela kültürümüzde çok yaygın, bu durumda ‘’sen de bana saçını süpürge etmelisin’’ diyor satır arasında. Bu örnekler çok çeşitlendirilebilir, hepsi de ilişkilerde saygı ve sınır eksikliği ile ilgili olur. Oysa yapılması gereken aile içinde herkesin beslenmesine ve sorumluluk sahibi olmasına olanak sağlayacak şekilde işbirliği oluşturmak ve herkes için sağlıklı sınırlar geliştirmek. Çocuklar bunu aile içinde öğrenebilirler kolaylıkla.

Alan tutmak, merkezimizde kalmak bir başka deyişle olaylar, duygular ve kişiler karşısında kendi ruhsal bütünlüğümüzü korumak ve onlara geçip gitme izni vermek, seyirci olabilmek ve her şeye rağmen içsel bütünlüğümüzü muhafaza etmek demek benim tabirimle. Bu bir beceri ve öğrenilebiliyor eğer istenilirse. Ve tabi ki bazı şanslı kişiler de var ki onların haritalarında da görünen doğuştan gelen yetenekleri var. Bu göstergelerin en başında Jüpiter’in ışıklar tabir ettiğimiz Güneş ve Ay’la olan yumuşak açıları gelir. Burada özellikle Güneş ile olan açılar öz saygı deneyimini gösterdiğinden merkezde olmak konusunda hayatımızın ilk dönemlerinde oldukça önemlidir zira ilerleyen yıllarda deneyim ile kazanılabilecek olan bu yeteneğe erken evrelerde sahip olur kişi. Bunu erken yaşlarda deneyimlemenin ne önemi var diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Mesela genç, yeni evli birinin hayatında hem annesine hem de eşine hayır diyebilmesi, ya da onların duygusal manüpülasyonlarıyla başa çıkabilmesi, sevilmek için taviz vermesi gerektiğini düşünmemesi, daha çok sorumluluk alırsa daha iyi bir ilişkisinin olacağına inanmaması hep bu öz saygının kişinin davranışlarına yansımasıdır.

Jüpiter Ay uyumlu açıları da oldukça besleyici ve bizim merkezimizden çıktığımız deneyimleri engellemese de onlardan aldığımız negatif duyguları nötralize etmekte oldukça yardımcıdır. Evimize dönüp kendimizle kaldığımızda kolaylıkla duygusal olarak dengelenebiliriz.

Peki kendimizi sınırsızca başkalarının onayına, kabulüne açtığımız hiç kendimize alan bırakmadığımız göstergeler neler? Satürn- Güneş, Satürn-Ay sert açıları. Bu açılar sevgi ve kabul için sorumluluk almayı, görevleri iyi şekilde yerine getirmeyi ön şart olarak getiren açılardır. Kişi mükemmeliyetçi bir aile yapısında aşırı sorumluluk alarak büyümüş olabilir, dolayısıyla hayat boyu aşırı sorumluluk alamaya gönüllü olur, büyüme ve olgunlaşma gecikir çünkü zaten en küçüklüğünden itibaren büyümüş de küçülmüş gibi bir havası vardır. Satürn-Güneş, Satürn-Ay kişileri hem kendi sınırlarını bilmezler ve aşırı fedakarlık yapma eğiliminde olurlar hem de karşılarındakinin sınırlarını tanımazlar. Çünkü sınır ihlali ile büyümek onlara sınırların ihlal edilebileceği gibi bir bilgi vermiştir. Kişinin hem kendi sınırlarını çizmeyi öğrenmeye hem de başkalarınınkine saygı göstermeyi öğrenmeye karar vermesi gerekir, zorlu fakat büyütücü bir süreçtir. Fazla sorumluluk alarak büyümek kendi enerjisini kendi kullanamayan insanlarda görülür, hep vermeye zorlandıkları için çocukluk süreçlerinde kendilerini büyütecek fırsatları olmadığından, ileriki yaşlarda bu süreci bilinçli şekilde deneyimlemeyi seçmeleri normaldir. Bu insanlar ilişkide oldukları kişiler onlara sınırsızca vermeyi kabul etmediğinde büyük düş kırıklığı ve hezeyan yaşarlar. Öğrenmeleri gereken kendi enerjilerini kendileri için kullanabilecekleridir. Ne kadar basit görünüyor bu bilgi oysa çok zor bir beceridir eğer kişi temelden bu değere sahip değilse. Mücadele edilen duygular çok derindir sevilmeme korkusu en temelde hayatta kalma güdüsüne kadar iner…

Haritada ilişki, evlilik, uyum, güzellik ve denge sevgisi veren Venüs gezegeni, bu gezegenin fonksiyonuyla ilişkili 7. Ev ve terazi burcu vurgusu da kişinin sınırları konusunda yetersiz farkındalık sahibi olmasına neden olabilir. Zira en iyi ego sınırları ikili ilişkiler kanalıyla öğrenilir. Venüs’ün aşırı vurgulu olduğu haritalarda, harita sahibi ilişkiyi sürdürmek adına her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır, üstesinden gelebileceğinden çok sorumluluk üstlenebilir. Uyum ve denge adına sahte kimlikler benimseyebilir, sevgi kazanmak için gerçek düşüncelerini saklayabilir. Haritadaki başka göstergelerin etkisiyle konu çok farklı senaryolarda şekillenebilir. Ama temelde konu kişinin uyum ve dengeye olan ihtiyacını karşılamak için fazla tavizkar ve merkezinden uzak olmasıdır.

Sınırlar öğrenilebilir, belli yaş dönemlerinde geçirdiğimiz gezegen periyotları bu becerilerin kazanılması için deneyimler sunan zamanlardır. Başka bir yazımızda da bu gezegen periyotlarına değinelim,

Sevgi dolu güzel bir Eylül ayı, harika bir çalışma yılı olmasını dilerim…

Ülgen CURA KARAARSLAN

DİP ASA, MAPAİ, İSAR CAP, Member of OPA

VENUSSİRİUS.COM.TR

İG ULGENKARAARSLAN