Yaşamdan Hediyen Var

,

ose-y1

Yaşam her yönüyle bizlere sunulmuş bir nimet. Bazı araştırmacılara göre her insan hayatında en az 4 defa yaşamı ciddi anlamda sorguluyormuş. Kimileri için bu rakam 4000 kez de olabilir elbette. Benim için bu araştırmadan çıkarılacak asıl sonuç aslında yaşamı kaç kez sorguladığımız değil, her insanın yaşamı sorgulamaya değer bulacak kadar önemsemesidir. Önemsemediğiniz bir şeyi sorgulamazsınız.

Tüm insanlar için ilk ve tek olan her şey önemlidir. Yaşama tecrübesiz başlarsınız, dolayısıyla hayatınızda ilktir. Her yılınız, her anınız sizin için ilktir. Yaşamın tekrarı yoktur. Zamanınızı geri alıp aynı anları tekrar yaşama şansınız da yoktur, işte bu yüzden yaşam tektir. Ve en önemlisi sahip olduğunuz tüm ilk ve tek şeyler yaşamın size getirdiği küçük hediye paketlerinden ibarettir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda; yaşam bizim en önemli ilkimiz ve muadili olmayan tekimizdir.

Ben yaşamı 4000 kez sorgulayanlardanım. Ve bu sorgulamaları yaparken yaşamı bağdaştırmaktan en hoşlandığım şey ilk evliliğini yaşayan bir genç kızdır. İlk evliliğini yaşayacak bir genç kız için hiç kuşkusuz ki bu hayatının en önemli ilki ve tekrarı olmayacağını düşündüğü, en azından öyle temenni ettiği tekidir. Tecrübesizliğin getirdiği heyecan, tekrarı olmayacağı inancıyla gelen mükemmeliyetçilik ve hayatının dönüm noktasında olduğu inancıyla had safhada yaşanan bir özgüven patlaması. Bu ruh hali içindeki bir insanın her şeyin mükemmel olmasını istemesini garipsemek çokta mümkün değildir. Yaşamda öyle her şeyin mükemmel olmasını istediğimiz bir yılbaşı ağacı gibi. Süsledikçe süsleriz. Bazen taşıyabileceğinden daha çok süs asarız üstüne sırf daha çok dikkat çeksin diye. Dışarıdan görünsün diye ışıklandırmalar yaparız. O cılız dallara yükledikçe yükleriz beğenilmek uğruna kocaman kocaman süsleri. Ve sonunda o kadar dikkat çekici olur ki altında duran küçük hediye paketlerini göremeyiz. Oysa süslemedeki amaç altına o küçük paketleri koymak değil miydi? Ağacımız mükemmel olsun derken altındaki hediyeleri görmeyiz. Düğünümüz mükemmel olsun derken yaşamın bize düğün hediyesi olarak getirdiği küçük hediye paketinin içindeki mutluluğu görmeyiz. Bizler yaşamımız mükemmel olsun derken çoğunlukla yaşamın bize getirdiği hediye paketlerini açmayı dahi unuturuz.

Yaşam öylesine bonkördür ki adete sürprizleri seven bize aşık bir sevgili gibi her daim hediyeler gönderir. Her hediyesi onun değerini anlamamız için gizli bir mesaj içerir. Şanslıysak paketi açar, mesajı anlarız. Ancak çoğu kez mesajı anlamayız ya da yanlış anlarız, bazen paketi açmak zor gelir bir kenara atarız. Hatta paketi beğenmeyip bu yüzden içindekini merak etmeyerek paketi iade ettiğimizde olmuştur. Ancak asıl mesele ne pakettir ne de içindeki hediye, ne de bize nasıl gönderildiği, asıl mesele kendini hatırlatmak için bize hediye gönderen yaşamın hediyeye iliştiriverdiği nottadır.

Bazen bir hastalık çıkar paketin içinden üzerinde sağlığına dikkat et hayat kısa notuyla, bize ölümü hatırlatır ve yaşamın değerini. Bazen bir aşk çıkar paketten, hayat sürprizlerle dolu sevgiye inancını kaybetme notuyla. Bazen bir ihanet çıkar paketten, seni daha iyisi bekliyor, bitirmene yardımcı olduk notuyla. Bazen bir bebek çıkar paketten, koşulsuz sevginin tadını çıkarman dileğiyle notuyla. Bazen sadece küçük bir gülücük çıkar paketten, bunu sende yapabiliyorsun hatırla notuyla. Bazen gözyaşı çıkar, gülümsediğin günlerin kıymetini anlaman dileğiyle notuyla.

Yaşam her daim hiç durmadan bonkörce hediyeler gönderir durur. Bize kendini öyle ya da böyle hatırlatmaktan asla vazgeçmez. Eğer yaşamı sever ve içtenlikle hediyelerini kabul ederseniz, veriliş şeklini ya da paketini önemsemekten vazgeçip yalnızca içindekine ve sizin için anahtar niteliği taşıyan o küçük nota odaklanırsanız. Size hediye göndermekten vazgeçmeyen tatlı aşığınızla barışır ve kim bilir beklide onun farklı bir yüzüyle tanışırsınız.

Özde Sinem Eser
Profesyonel Koç