Yaşasın Bencillk

,

Her zaman sadece kendini düşünen, kendi çıkarlarını başkalarından üstün tutan diye aklımıza yazılan bir sıfat var ya; Bencillik…
Sanki bazen kendini de düşünmek ve önceliklerinin arasına almakla karıştırıyoruz gibi… Kendini düşünmeyi kötü bir şey varsayarak, olumsuz anlamda ”bencil”  diyoruz…

Bu, ne kadar iyi, ne kadar kötü acaba?

Bence bencil, sofradaki tek pizzanın tam ortasını sadece kendi yiyene denir. 🙂  Kenarı kendine alıp, kalan kısmı diğer sevdiklerine bırakansa örtülü fedakârlık yapar, aklı sıra çok iyi bir şey yaptığını düşünür ya, hiç de değil! Bunun adı kendini gereksiz yere feda etmek, önemsememektir. Pizzayı yaşa, ve açlık durumuna göre mümkün olduğunca uygun paylaşmaktır önemli olan! Pizza misal… Görevleri de, sorumlulukları da, nefes alma molalarını da adil paylaşmak gerekir, maalesef kendisi hiç de adil olmayan bu dünyada! Hele ki gönüllü/gönülsüz seçilen birçok ortak yaşamda!

Evet, yeri gelince önce ben demek bencillik değil, hep bana demek bencillik bence!

”Oyun” hep benim kurallarıma göre oynansın. Dünya; merkezi ben olan, istediğime istediğim kadar uzakta oluşturduğum çember etrafına yerleşsin ve ben izin vermedikçe bu çap daralmasın demek bencillik…

Alışkanlıkla, fedakarlığı yaşam tarzı haline getirenler! Özellikle önce siz bencil olun, tek kaynağınızı kendinizi iyi ve idareli kullanın! Farkında mısınız, elinizde olan bu hayatın, yedek parçası yok, provası yok, tekrarı yok!

Etçil ve otçul kelimelerinin yapısıyla bile aynı benCİL… Kendini sevip, ruhunu beslemezsen başka kim besler?

Uçaklarda kabin basıncı azaldığında, maskeler düştüğünde oksijen önce kime verilmelidir? Ebeveyne mi çocuğa mı? Onlar olmazsa çocuk kendi oksijenini nasıl alır? Sen hayatta kalıp, ayaklarının üstüne basamazsan, sana ihtiyacı olanlara kim bakacak?

Eğer sen kendini korumaz kollamazsan, kimse senin için yapmaz bunu, bekleme! Zaten beklemene de izin verilmez, alıştırmışsındır bir kere!

Sizce çok mu acımasızım, çok mu taraflıyım, aslında hiç de olmak istemediğim kadar…

Hadi bir düşünün bakalım; evde, işte, ailede, arkadaşlar arasında en çok kimin rolü var? İşi hiç bitmeyen kimler? Aynı anda birden fazla görevi olan kimler var? Kafasında onlarca dosya açıp biri ile uğraşırken arka planda diğerlerini çalıştıran kimler var? Hep başkasının sorumluluklarını üstlenip yorgunluğu artınca ”-Niye sen de yapmıyorsun?” diyenler kimler?

Kimlerin eli kalktı! Gördünüz mü? Taraflı olan ben miyim?

Sonra nedensiz yere sinirlenmeler, mutsuzluklar, hiçbir şeyi yetiştiremiyorum diyenler, yapılanları başa kakmalar, değer bilmemeler, kendini paralayıp bir şey istemiyormuş gibi davranıp, takdir bekleyenler, o hep yapar diye yaftalanıp, bir kez vazgeçince ”-Aaaa ne oldu da değiştin sen?” denilenler…

Ne oldu yaptıkların bir lafla geri ödendi değil mi? Daha da zorlarsan alınacak yanıt; ”-Yapmasaydın kim yap dedi, ben mi istedim ?”

Hadi bakalım şimdi bir kez olsun hemen kolları sıvamadan dur! Düşün önce! Sen bunu yapmazsan ne olur, yaparsan ne olur? Bu gerçekten sadece senin görevin mi? Her şeyden önce de yapmak istiyor musun?

Arada bir soluklanmanın, kendine oksijen almanın kime zararı var, sonra kaldığı yerden daha büyük bir enerji ile daha çok isteyerek zaten SEN yapmayacak mısın bunları?

Çevrenizde size ihtiyacı olanları düşünüyorsanız, onlar için anlamlı bir şeyler yapmak istiyorsanız, sizin için gerçekten önemliyseler, başka yolu yok BENCİL olmalısınız!

İşte bu kadar…

Yeni bir yıla başlarken, hayatınızda olumlu bir değişiklik yaratması dileğiyle…

 

Belma KAFADAR KARAÇAM
Profesyonel Yaşam ve Öğrenci Koçu