Yeni yıl geliyor…

,

Yeni yıl geliyor…

Ve eski yıl gidiyor…

Peki nereye gidiyor?

Aslında hepimiz biliyoruz; hiçbir yere gitmiyor. Bununla birlikte, bizim zaman algımız da aslında

geçmişe gidiyor. Daha doğrusu geçmişte kalıyor. Yani zihnimiz bir eşikten geçtiğimizi ve

yaşananların geçmişte kaldığını düşünüyor.

İşte tam da bu sebepten yeni yılda dilek dilemek önemli.

Bize hizmet etmeyen, artık ihtiyacımız olmayan bazı kalıplarımızı, alışkanlıklarımızı geçmişte bırakmak, onların yerine bizi daha mutlu, daha huzurlu veya daha zengin hissettirecek inançlar ve alışkanlıklar koymak gerçekten de yeni yılı “YENİ” bir yıl yapabilir.

Bu nasıl mümkün olur?

Bizim dışımızda gelişen pek çok faktör olsa da, hayatımızın kontrolü bizim elimizde…

Bu kontrolü nasıl sağlıyoruz? İnançlarımız, duygularımız, değerlerimiz ile hayatı yorumlama şeklimiz üzerine, alışkanlık ya da modelleme şeklinde geliştirdiğimiz davranışlarımızla, kontrol oluşturuyoruz. Ve tabii ki bu davranışların sonuçlarını da yaşıyoruz. Bunların hepsi bize ait. Dolayısıyla sonuçlarda biz ait.

Eğer bu sonuçlardan memnun değilsek ne yapabiliriz?

Değiştirebiliriz… Peki neyi ya da ki mi?

Değiştirmek sözü duyulduğunda genel eğilimimiz karşımızdakini değiştirmek oluyor. Müdürüm gitse her şey yoluna girer, kocam beni dinlese hiç sorunumuz kalmaz, benim sevgilimin bağlanma sorunu var, eğer bağlanma sorunu olmayan birini bulsam çok mutlu olacağım…

Bu ve benzeri cümleler yürekten inanarak söylenen sözler olduğu için ben bununla ilgili bir yorum yapmak istemiyorum. Gerçekten bunları yüksek inançla söylüyoruz.

Buradaki kritik kısım; kendin için istediğin bu kadar önemli bir konunun başkasının inisiyatifinde olmasıdır. Senin için önem taşıyan bir gündem; başkasının değişmesine bağlı ise, işte o zaman mutsuzluk kaçınılmaz.

Peki… Biz yeni yılda ne diliyoruz?

Bir mucize olsun da ben o müdürden kurtulayım…

Bir mucize olsun da kocamla mutlu olayım…

Bir mucize olsun da bağlanma sorunu da olsa sevgilim benimle evleniversin…

Yılbaşı bu olur mu? olur

Yılbaşında olmazsa Hıdırellez’de dileriz.

Dileyelim tabii, istemek de önemli. İstediğimiz herhangi bir durumu hayatımıza çekmemizin önemli bir faktörü “istemek” . Bununla birlikte ne istediğimize bir bakalım.

Başkasını değiştirmek isteyenler çok iyi bilir; bu çok yorucu ve sonuç vermeyen bir yöntemdir. Zamanınızı, odağınızı, neyiniz varsa vermeniz gereken bir yöntemdir. Çok zaman alır, genellikle sonuçsuz kalır. Bedeli yüksek, kazancı kıttır.

Karşıdakini değiştiremiyorsak, şartları değiştirelim diye de düşünebilirsiniz. Bu da iyi bir seçenektir. Bununla birlikte sıkça şartlarını değiştirenler de çok iyi bilir; bu da çok iyi sonuç veren bir yöntem değildir. Bir şekilde yeni şartlar eski şartlarla aynı ya da daha kötü hale gelir.

Karşımdakini değiştirmeye çalıştım…

Olmadı.

Eyleme geçtim; şartları, ortamı, kişiyi değiştirdim…

Olmadı.

Mucize diledim…

Yine olmadı.

Çok üzgünüm ama belki de bakmadığın tek yer elindeki en güçlü kaynağındır…

Üzgünüm çünkü bunu görmediğimiz zamanda, değişim için harcadığımız çabanın sadece bir kısmını bile, kendimizi tanımak, kendimizi değiştirmek için harcasaydık bugünkü dileklerimiz çok daha farklı olurdu. Sıkışık, çaresiz, yokluk, esaret ya da umutsuzluk temelli dilekler yerine…

Güven, inanç, umut ve zenginlik içeren dilekler olurdu.

Hoşumuza gitmeyen durumlarda kendimizi değiştirerek durumu; dolayısıyla hayatımızı değiştirebileceğimiz bilincinin gücünü hissedebiliyor musunuz?

“Eğer bir durumun kaynağı ben isem, o konunun çözümü de bendedir” bakış açısının hayatımızda açabileceği kapıları görüyor musunuz?

İşte tam da bu sebepten, bu sene biterken, artık hayatımızda istemediğiniz durumları arkamızda bırakmak için dilek dileyelim. Hayatımızın kontrolünü elimize almak ve kendi gücümüzü fark etmek için kendimizi tanımaya, değiştirmeye ve dönüşmeye niyet edelim…

Peki dilek dileyince olacak mı? Tabii sadece dilek dileyerek olmaz. Dilek bir niyet olarak çalışıyor ve kararınızı, hedefinizi beyan ediyor. Bu beyanın ardından hareket gerekiyor… Kendinizi tanıma ve değişim yolculuğunda size eşlik edecek bir yönteme ihtiyacınız var. Pek çok seçeneğiniz var. Yöntemi bulduktan sonra ise geriye çalışmak kalıyor.

Çalışmak bazılarının gözünü korkutabilir.

Hiç korkmayın …

Kendiniz olamamak için çabalarken çektiğiniz sıkıntıların yanında; kendinizi keşfetmek için çalışmak tatil gibi gelecek…

Son olarak yorgunlukla ilgili bir şey paylaşmak isterim…

Yorgunluk: yaptığın işten sonuç alamayınca ortaya çıkan hal… imiş.

Hepinizin, hepimizin yeni yılı kutlu olsun…

Her istediğiniz hayal ettiğinizden bile güzel gerçekleşsin…

Zeynep Aslı Poyrazoğlu

Zeynep Aslı Poyrazoğlu

Zeynep Aslı Poyrazoğlu

Yazarın Diğer Yazıları